3 Serseri Yaşlı Adama Saldırdı… Kim Olduğunu Öğrendiklerinde Çok Geç Oldu..

Araçtan takım elbiseli, ciddi görünümlü bir adam indi. Arkasından iki kişi daha… Duruşları, sıradan insanlar olmadıklarını açıkça belli ediyordu.

Serseriler bir an duraksadı ama hemen toparlandılar.
“Ne bakıyorsun? Yoluna git,” diye bağırdı içlerinden biri.

Ama takım elbiseli adam cevap vermedi. Sadece yaşlı adama baktı. Gözlerinde tanıdık bir ifade vardı. Sonra yavaşça eğildi.

“Efendim… iyi misiniz?” dedi saygıyla.

Bu söz, ortamın havasını bir anda değiştirdi. Serseriler birbirine baktı.
“Efendim mi?” diye fısıldadı biri.

Yaşlı adam başını kaldırdı. Göz göze geldiler. O an, yüzündeki yorgun ifade değişti. Sanki başka birine dönüşmüştü.

Takım elbiseli adam arkasını döndü ve sert bir sesle konuştu:
“Bu adamın kim olduğunu biliyor musunuz?”

Serserilerden biri alaycı şekilde güldü:
“Yaşlı biri işte. Ne olacak?”

Adamın bakışı sertleşti.
“Bu kişi… Türkiye’nin en büyük vakıflarından birinin kurucusu. Yüzlerce insana iş veren, binlerce öğrenciye burs sağlayan biri.”

Sokak bir anda sessizliğe büründü.

Serserilerin yüzündeki ifade değişti. Az önce gülen ağızlar kapanmıştı. İçlerinden biri geri adım attı.

Takım elbiseli adam devam etti:
“Ve siz… şu anda onun üzerine yürüdünüz.”

Yaşlı adam, yavaşça doğrulurken yardım ettiler. Koltuk değnekleri yerden alındı. Ama artık kimse onu zayıf biri gibi görmüyordu.

Serseriler paniklemeye başladı.
“Biz… bilmiyorduk…” dedi biri kekelerek.

Adamın cevabı kısa oldu:
“Bilmemeniz yaptığınızı değiştirmez.”

Tam o sırada araçtan inen diğer kişiler telefonlarına sarıldı. Birkaç dakika içinde uzaktan siren sesleri duyulmaya başladı.

Serserilerin yüzü iyice soldu. Kaçmayı düşündüler ama artık çok geçti. Polis araçları sokağa girdi.

Etraftaki insanlar bu kez durup izliyordu. Az önce müdahale etmeyenler, şimdi olan biteni şaşkınlıkla seyrediyordu.

Serseriler tek tek gözaltına alındı. Direnmeye çalıştılar ama nafileydi.

Yaşlı adam ise sessizce olanları izledi. Ardından hafif bir iç çekti.

Yanındaki adama dönerek,
“İnsanlar artık korkudan iyiliği unutuyor,” dedi.

Adam başını eğdi:
“Evet efendim… ama bugün her şey farklı oldu.”

Yaşlı adam, etrafa baktı. Birkaç kişi gözlerini kaçırdı. Bazıları utançla yere baktı.

Sonra yavaşça konuştu:
“İyilik, güçlü olduğunda değil… doğru olduğunda yapılmalı.”

Araç yeniden hazırdı. Yaşlı adam binmeden önce son bir kez sokağa baktı.

O gün orada bulunan herkes, tek bir şeyi anlamıştı:
Bazen en zayıf görünen insan, aslında en güçlü olandır… ve asıl güç, korkmadan doğru olanı yapabilmektir.
Reklamlar