Eşim Murat, havalimanındaki uçuş panosunun altında beni öperek uğurladı. Bir haftalığına Londra’ya gideceğini, önemli toplantılar yapacağını söyledi. Onuncu evlilik yıl dönümümüzde ona aldığım deri evrak çantasını taşıyarak güvenlik kapısına doğru yürüdü.
İki saat sonra uçağım teknik bir arıza nedeniyle iptal edildi. Havayolu görevlileri beni bir sonraki uçuşu beklemem için özel yolcu salonuna yönlendirdi. Salona girdiğim anda gördüğüm manzara, on yıllık evliliğimin aslında ne kadar büyük bir yalan üzerine kurulduğunu ortaya çıkardı.
Murat, cam kenarındaki masada genç bir kadınla oturuyordu. Eli kadının dizindeydi. Kadının bileğinde, kredi kartı ekstresinde görüp sorduğumda Murat’ın “önemli bir müşteriye alınmış hediye” dediği pırlanta bileklik vardı.