"Namusumuzu temizleyeceğiz"
Güneş'in kardeşi Habip Doğan, annesinin Nihat Yıldıztan ile telefonda konuştuğunu söyleyerek, "Nihat telefonda anneme amcasının sözlerini aktarmış. Amcası Seracettin, 'Güneş bizim şerefimizi ayaklar altına aldı, namusumuzu kirletti, namusumuzu temizleyeceğiz. Güneş'i öldüreceğiz' demiş" dedi.
"Saim Güneş'e kefen fotoğrafı attı"
Bir tanık, Güneş'in kaçmadan önce kayınbiraderi Saim Yıldıztan'ın kendisine kefen fotoğrafı gönderdiğini ve "Sonun böyle olacak" dediğini anlattı. 7 Haziran 2024'te gelen gizli bir ihbarda ise maktulün İlimtepe mevkisinde ormanlık alana götürüldüğü, el ve ayakları bağlandıktan sonra üzerine benzin dökülerek yakıldığı öne sürüldü. Savcılık, 30 Aralık 2017 gece yarısından sonra Güneş'in telefonunun Muhsin Yıldıztan'a geçtiğini ve şüphelilerin baz bilgilerinin sabaha kadar bölgede hareketli olduğunu belirledi.
DNA testinde büyük şok
Cinayet soruşturması sırasında maktulün 4 çocuğuna DNA testi yapıldı. Rapor sonucuna göre, evlilik birliği içinde doğan 4 çocuktan 3'ünün babasının Nihat Yıldıztan değil, kardeşi Saim Yıldıztan olduğu ortaya çıktı. 4. çocuğun babasının ise ne Nihat ne de Saim olduğu belirlendi.
"Eşi Nihat Yıldıztan ile barıştığını belirterek kurumdan ayrıldı"
İddianamede yer alan savcılık değerlendirmesine göre, Güneş Yıldıztan'ın 4 Aralık 2017 tarihinde gönül ilişkisi yaşadığı Mehmet A. ile Denizli'ye kaçtığı, bu durum üzerine aile büyükleri Seracettin, Bedir ve Osman Yıldıztan'ın evinde toplantı yapılarak kararlar alındığı belirtildi. Şüpheli aile büyüklerinin, Mehmet A.'nın babasını arayarak baskı yaptıkları ve Mehmet A.'yı öldürmekle tehdit ettikleri açıklandı. Yapılan baskılar sonucu Denizli'den geri dönen ikiliden Mehmet A.'nın, 18 Aralık 2017'de Güneş Yıldıztan'ı Darıca Polis Merkezi'ne bıraktığı kaydedildi. Buradan, eşi Nihat Yıldıztan tarafından darp edildiğini beyan ederek Başiskele Kadın Sığınma Evi'ne yerleşen Güneş Yıldıztan'ın, 25 Aralık 2017'de kendi isteğiyle eşiyle barıştığını beyan ederek kurumdan ayrıldığı ifade edildi.
Telefonu şüpheliye geçmiş
Savcılık tarafından yapılan HTS incelemelerinde, maktulün sığınma evinden çıktığı gün eşi Nihat, kayınbiraderi Saim ve amcasının oğlu Ferhat Yıldıztan'ın da aynı bölgede olduğu tespit edildi. 28-30 Aralık 2017 tarihleri arasında maktulün Saim, Muhsin ve diğer şüphelilerle baz kayıtlarına göre birlikte hareket ettiği anlaşıldı. Güneş Yıldıztan'ın iletişiminin 30 Aralık 2017 günü saat 00.30'da tamamen kesildiği, yaklaşık 4 saat 25 dakika sonra ise maktulün telefonunun şüpheli Muhsin Yıldıztan'a ait hattın kullanımına geçtiği belirlendi. O gece boyunca diğer şüphelilerin baz bilgilerinin sabaha kadar hareketli olduğu, Nihat Yıldıztan'ın amcaları Osman ve Seracettin ile amcasının oğlu Bedir'in ise Van iline gittikleri bilgisi iddianamede yer aldı.
Savcılık değerlendirmesinde, Güneş Yıldıztan'ın 30 Aralık 2017'de Saim, Muhsin ve Nihat Yıldıztan tarafından "töre saikiyle" öldürüldüğü, öldürme kararının ise aile büyükleri Seracettin, Bedir, Osman ve Mustafa Yıldıztan tarafından alındığı vurgulandı. Ferhat, Barış, Mehmet Ziya ve Ahmet Yıldıztan'ın ise eylemin işlenmesine yardım ederek icrasını kolaylaştırdıkları belirtilirken, Nihat Yıldıztan hakkında ayrıca "eşe karşı suç işleme" hükümlerinin uygulanması talep edildi.
Sanıklar suçlamaları kabul etmedi
Olaya ilişkin Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 27 Mart tarihinde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanıklar Nihat, Saim, Muhsin ve Barış Yıldıztan ile tutuksuz sanıklar Osman, Bedir, Seracettin, Ferhat, Ahmet, Mehmet Ziya, Mustafa Yıldıztan ve avukatları katıldı. Duruşmada savunma yapan sanıklar, üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek tahliye talebinde bulundu.
Mahkeme heyeti; sanıklar Muhsin ve Saim Yıldıztan'ın tutukluluk hallerinin devamına oy birliğiyle, Nihat Yıldıztan'ın tutukluluğuna ise oy çokluğuyla karar verdi. Heyet, sanık Barış Yıldıztan'ın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyetinin değişme ihtimali, tutuklu kaldığı süre ve delillerin toplanmış olması gerekçesiyle tahliyesine hükmederek duruşmayı erteledi. (İHA)