36 Yaşında Bir Dilenciyle Evlendim ve İki Çocuğumuz Oldu — Ta Ki Bir Gün Üç Lüks Araba Köye Gelip Onun Gerçek Kimliğini Ortaya Çıkarana Dek…


36 yaşımdayken komşularım benim için “Bu yaştan sonra evlenemez, bir başına yaşlanacak” diye fısıldaşırdı. Tavuklarım ve bahçemle ilgilendiğim sessiz bir hayatım vardı. Bir kış günü pazarda, yırtık pırtık giysiler içinde, yemek için elini uzatan zayıf bir kadın gördüm. Adı Hạnh’ti; kimsesizdi ve yıllardır sokaklarda dilenerek hayatta kalmıştı. Görünüşünün aksine, gözlerindeki o derin hüzün ve nezaket beni etkiledi. Kimsenin cesaret edemeyeceği bir şey yaptım ve ona, “Zengin değilim ama bana eş olursan sana sıcak bir yuva veririm,” dedim.
Tüm pazar yeri delirdiğimi düşünerek uğuldarken, Hạnh teklifimi kabul etti. Basit bir törenle evlendik ama köy halkı alay etmeye devam etti: “Khải bir dilenciyle evlendi, sonu hayırlı olmayacak.” Ben bu aşağılamalara kulak asmadım. Hạnh zamanla yemek yapmayı ve çiftlik işlerini öğrendi; evimiz kahkahalarla doldu. Bir oğlumuz ve bir kızımız oldu. Komşular bizi küçümsemeye devam etse de, çocuklarımızın “Anne, Baba” deyişi benim için dünyanın en büyük servetiydi.

Reklamlar