6 yaşındayken en yakın arkadaşıma birlikte

“Çünkü sen benim en yakın arkadaşımsın.”

Yüzünde kocaman bir gülümseme belirdi.“Ben de bunu söyleyecektim.”Arabaya doğru yürürken annem kapının önünde bizi izliyordu.O gece baloda herkes müzik eşliğinde dans ederken Emir bir süre kenarda durdu.“Ne oldu?” diye sordum.“Yavaş şarkı çalıyorlar.”Gülmeye başladım.“Çocukken bundan nefret edeceğini söylemiştin.”“Fikrim değişti.”Elini uzattı.“Bir tane dans edelim.”Kursa KatılElini tuttum.Ve yıllar önce sınıfta verdiğimiz o küçük sözün aslında bir balodan çok daha büyk olduğunu o an anladım.Bazen insanlar hayatımıza tesadüfen girmez.Bazen bir arkadaşlık, yıllar boyunca fark etmeden iki insanın birbirini hayata bağlayan en güçlü bağa dönüşür.O gece Emir’le dans ederken annemin bana söylediği gerçeği düşündüm.Emir’in benim hayatımda olmasının sebebi onun bana muhtaç olması değildi.Benim onun yanında olmamın sebebi de acımak değildi.Biz sadece birbirimizi seçmiştik.Tıpkı altı yaşındayken olduğu gibi.Ve balo gecesinin sonunda Emir kulağıma eğilip,“Bir sonraki sözümüz ne?” diye sordu.Gülümsedim.“Bu sefer birlikte karar veririz.”Çünkü artık biliyordum:Gerçek dostluk, birine verdiğin sözü tutmak değil, o sözü her gün yeniden ve özgürce seçmektir.
Reklamlar