“65 yıllık evliliğin ardından, rahmetli kocamın çalışma odasındaki kilitli bir çekmeceyi açtım; içinde bir yığın mektup buldum ve kime yazıldıklarını görünce nefesim kesildi.”
O anı asla unutamayacağım. Parmaklarım titrerken zarfı çevirmiş, üzerindeki ismi okumuştum. Benim adım… ama yıllar öncesine ait eski soyadımla yazılmıştı. Kalbim hızla çarpmaya başladı. Zarfı açtım. Kâğıt sararmıştı, ama yazısı hâlâ aynıydı—Murat’ın el yazısı.
“Sevgili Elif,
Bunu sana asla veremeyeceğimi biliyorum…”
Nefesim kesildi. Sandalyeme daha sıkı tutundum. Bu mektuplar bana yazılmıştı… ama hiçbirini hiç görmemiştim.
Ardından bir tane daha açtım. Sonra bir tane daha. Hepsi bana hitaben yazılmıştı. Tarihlere baktım. Yıllar boyunca… evliliğimizin farklı dönemlerinde yazılmışlardı. Çocuklarımızın doğduğu yıllar, zor zamanlar, hatta mutlu anlarımız…
Ama neden bana hiç vermemişti?
Bir mektupta şöyle yazıyordu:
“Bugün sana çok kızdım. Ama aslında kızgınlığım kendime. Seni incittiğim için…”
Bir diğerinde:
“Sen uyurken seni izledim. Her şeye rağmen hâlâ bana baktığın gibi bakıyorsun…”
Gözlerim doldu. Murat… bana söyleyemediği her şeyi bu mektuplara yazmıştı.
Ama sonra… farklı bir zarf dikkatimi çekti.
Diğerlerinden daha kalındı. Üzerinde sadece bir tarih vardı. Üç yıl öncesi.
Ellerim daha da titremeye başladı. İçimde tuhaf bir korku büyüyordu.
Zarfı açtım.
İlk satırı okuduğum anda kalbim sanki durdu:
“Bugün sana gerçeği söylemeye çok yaklaştım… ama yine yapamadım.”
Boğazım kurudu. Devam ettim.
“Yıllar önce doktorun bana söylediklerini senden sakladım. Senin yürüyebilme ihtimalin vardı… ama tedavi çok riskliydi. Seni kaybetmekten korktum. Ve ben… karar verdim.”
Dünya başıma yıkıldı.
“Doktora hayır dedim. Sana da hiçbir şey söylemedim. Çünkü seni böyle de seviyordum. Ama belki de bu, hayatındaki en büyük kararı senden çalmaktı.”
Gözlerimden yaşlar akmaya başladı. Ellerim titriyordu.
Ben… yıllarca bunun imkânsız olduğunu düşünmüştüm. Kabullenmiştim. Hayatımı buna göre kurmuştum.
Ama… bir ihtimal varmış.
Ve Murat… bunu benden saklamıştı.
Bir anda öfke yükseldi içimde. “Nasıl yaparsın bunu bana…” diye fısıldadım boş odaya.
Ama sonra mektubun devamını okudum devamı icin sonraki syfaya gecinz...
Oğlumu Görmek İçin Ülkenin Öbür Ucuna Gittim, “15 Dakika Erken Geldin” Deyip Kapıyı Yüzüme Kapattı! Ertesi Sabah Gelen Mesajla Yıkıldım…
Kayınvalidem Doğurduğum Kız Çocuğunu “Bu Eve Erkek Lazımdı” Diyerek Hor Gördü! Kocam Ayrılalım Deyince Aldığım İntikam Onları Kapıma Kul Etti!
Emekli İçin Yeni Açıklama