Annem vasiyetinde bana 0 TL bıraktı ve evini yardımcısına verdi — ama yatağının altında bulduğum bir mektup her şeyi değiştirdi.

Annem vasiyetinde bana 0 TL bıraktı ve evini yıllardır yanında çalışan yardımcısına verdi. Cenazeden sonra herkes dağılmış, ben hâlâ olanları anlamaya çalışırken avukatın sesi kulaklarımda çınlıyordu. Çocukluğumun geçtiği o ev artık benim değildi. Annemden geriye kalan her şey, tek kalemde silinmiş gibiydi.

Babamı hiç tanımamıştım. Annem onunla ilgili hiçbir şey anlatmazdı. Ne bir fotoğraf, ne bir anı… Sorduğumda yüzü kapanır, konu değişirdi. Küçükken bunun normal olduğunu sandım. Büyüdükçe aramızdaki mesafenin sıradan bir suskunluk olmadığını fark ettim.

Okul gösterilerime nadiren geldi. Karne günlerimde yanımda olmazdı. Sadece üniversite mezuniyetimde kalabalığın arasından bana el salladığını hatırlıyorum. O gün bile sarılması kısa sürmüştü. Sanki aramızda görünmez bir duvar vardı.

Üniversiteden sonra başka bir şehre taşındım. Kendi hayatımı kurdum. Bayramlarda arar, yılda birkaç kez ziyaret ederdim. Konuşmalarımız hep yüzeysel kalırdı. “İşler nasıl?” “İyiyim.” “Kendine dikkat et.” O kadar.

Sonra bir akşam telefon çaldı.

Annem uzun süredir devam eden bir hastalık nedeniyle hayatını kaybetmişti.

Hastalık mı? Ben hiçbir şey bilmiyordum.

Cenazeye gittiğimde içimde öfke, kırgınlık ve tarifsiz bir boşluk vardı. Tabutunun başında dururken tek düşündüğüm şey şuydu: Neden beni hayatının dışında tuttun?

Asıl darbe ise vasiyet okunurken geldi. Ev ve tüm birikim, annemin yardımcısı Elif Hanım’a bırakılmıştı. Bana tek kuruş yoktu.

O an içimde bir şey koptu.

Elif Hanım’ı suçlamak istedim ama gözlerindeki ifade tuhaftı. Üzgündü ama aynı zamanda bir şeyi biliyor gibiydi.

Eşyaları toplamama izin verdi. Çocukluğumun geçtiği eve son kez girdim. Odalar tanıdıktı ama yabancı geliyordu. Annemin yatağını toplarken altından bir zarf kaydı.

Üzerinde adım yazıyordu.

Ellerim titreyerek açtım.

“Sevgili kızım,” diye başlıyordu.

Mektubu okudukça dünyam altüst oldu.

Annem aslında sandığım kişi değildi. Yıllar önce babamın karanlık bir geçmişi olduğunu öğrenmişti. Yasa dışı işlere bulaşmış, tehlikeli insanlarla bağlantıları olan biriydi. Annem hamileyken ondan ayrılmıştı. Ama adam onu rahat bırakmamıştı.

“Sen doğduğunda,” diyordu mektupta, “onu tamamen kaybettiğimi sandım. Ama yıllar sonra yeniden ortaya çıktı. Seni almak istedi. Çünkü onun ailesinin tek yasal mirasçısı sendin.”

Babamın ailesi büyük bir servetin sahibiydi. Ancak bu servet kirli işlerle kazanılmıştı. Babam öldüğünde tüm hak yasal olarak bana geçiyordu.

Annem bunu öğrendiğinde korkmuştu.

“Eğer senin benimle güçlü bir bağın olduğunu görürlerse, sana ulaşmak için beni kullanırlardı,” diye yazmıştı. “Bu yüzden mesafeli olmak zorundaydım. Seni duygusal olarak benden koparmaya çalıştım. Böylece benim üzerimden sana zarar veremezlerdi.”

Satırları gözyaşları içinde okudum devamı icin sonrki syfaya gecinz...

Reklamlar