Bakın neler yapmışlar


Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, kamuoyunda Süleymancılar olarak bilinen yapılanmanın lideri olduğu belirtilen Alihan Kuriş ile birlikte toplam 49 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Operasyon kapsamında ilk aşamada 30 kişi gözaltına alınırken, 10 şüphelinin firari, 3 şüphelinin ise yurt dışında olduğu açıklandı. Operasyonlar İstanbul, Ankara ve Antalya başta olmak üzere 17 ilde, şüphelilere ait 43 adres ile bağlantılı şirketlere ait 80 adreste eş zamanlı gerçekleştirildi.

Alihan Kuriş, 2016 yılında, Süleyman Hilmi Tunahan'ın torunu olan Arif Ahmet Denizolgun'un vefatının ardından cemaatin liderliğini üstlendi. Soruşturma dosyasında, Kuriş döneminde yapılanmanın faaliyetlerinin daha kapalı ve profesyonel bir organizasyon yapısına dönüştüğü iddia ediliyor. Savcılık, Kuriş'in oluşturduğu hiyerarşik yapı içinde yöneticilerin mali organizasyonu sevk ve idare ettiğini öne sürüyor. Bu iddialar yargılama sürecinde değerlendirilecek.

Operasyonun en dikkat çeken başlıklarından biri ise Almanya'nın Köln kentinde inşa edilen dev merkez binası oldu. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, televizyon programındaki açıklamasında, örgütün Köln'de yaklaşık 70 milyon dolarlık (bazı haberlerde 70 milyon avro olarak da yer aldı) büyük bir genel merkez inşa ettiğini belirterek, binanın tamamlanmasının ardından faaliyetlerin büyük bölümünün buraya taşınmasının planlandığını ifade etti. Bakan Çiftçi, bu yapının yurt dışındaki finans ve organizasyon merkezi olarak kullanılmasının hedeflendiğini söyledi.

Çiftçi ayrıca operasyonun uzun süredir hazırlanan bir çalışma olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: "Hedef dini faaliyetler değil, örgütün suç ve finansal ayaklarıdır." Operasyonun Adalet Bakanlığı ile yapılan değerlendirmelerin ardından başlatıldığını, soruşturmanın özellikle mali yapı üzerine yoğunlaştığını ve önümüzdeki günlerde yeni delillerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.

Dosyanın en çarpıcı bölümü ise MASAK raporları oldu. Mali incelemelerde, Alihan Kuriş yapılanmasıyla bağlantılı olduğu öne sürülen kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar TL'yi aşan para hareketinin çeşitli yöntemlerle yurt dışına aktarıldığı iddia edildi. Raporlarda, şirketlerin 2020 sonrasında olağanüstü büyüdüğü, çok sayıda şirket bölünmesi yapıldığı, yeni yüksek sermayeli şirketler kurulduğu ve finansal hareketlerin izini zorlaştıracak ticari yapıların oluşturulduğu ileri sürüldü. Bu iddialar soruşturmanın temel dayanaklarından biri olarak dosyaya girdi.

Savcılık açıklamasına göre soruşturma; suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, kamu kurumlarını dolandırma ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçlamaları kapsamında yürütülüyor. Soruşturma çerçevesinde bazı şirketlere kayyum atanması, çok sayıda mal varlığına tedbir uygulanması ve banka hesaplarının incelemeye alınması kararlaştırıldı. Yetkililer, soruşturmanın herhangi bir dini inancı veya meşru dini faaliyeti hedef almadığını; yalnızca somut suç şüphesi bulunan kişi, şirket ve mali işlemler hakkında yürütüldüğünü özellikle vurguladı. Bu aşamadaki tüm suçlamalar iddia niteliğinde olup, nihai karar yargılama sonucunda verilecek.
Reklamlar