O bakışta korku vardı. Tanıma vardı. Ve dehşet vardı.
Titreyen dudaklarıyla tek kelime etti:
“…polis…”
Adam geri geri çekildi. “Şok geçiriyor,” dedi telaşla. “Ne dediğini bilmiyor!”
Ama hemşire kararlıydı. “Her şeyi duydum,” dedi sertçe. “Az önce söylediklerini.”
Adamın yüzündeki maske düştü. Gözlerindeki çaresizlik yerini öfkeye bıraktı. Bir an için kaçmayı düşündü. Ama kapı çoktan güvenlik görevlileriyle dolmuştu.
Dakikalar içinde hastane odası polislerle çevrildi.
Kadın yoğun bakıma alındı. Bilinci dalgalıydı ama yaşıyordu. Ve artık yalnız değildi.
Günler sonra verdiği ilk net ifadede her şeyi anlattı. Evet, başka biri vardı hayatında. Evet, gitmeyi planlamıştı. Ama kocasına zarar vermeyi asla düşünmemişti. Frenlerin kesildiğini fark ettiğinde çok geçti. Direksiyon hâkimiyetini kaybetmişti.
Adam ise ifadesinde önce inkâr etti. Sonra çelişti. En sonunda çöktü. Üç aylık sahte sevgi gösterisi, aslında kusursuz bir planın parçasıydı. Herkesin gözünde fedakâr koca olmak, şüpheleri yok etmek içindi.