Dul bir kaynana, kızını evlendirmiş. Damadı da iç güveysi almışlar



Üçüncü gün… Yine sabah ezanıyla birlikte…

Tak tak tak! Tak tak tak!

Damat artık sinir küpü. Yorganı üstünden atmış, saçlar dağınık, kapıyı bir hışımla açmış:

— “Anne! Yeter artık! Her sabah her sabah! Biz yeni evliyiz ya! İnsan biraz utanır!”

Kaynana elinde oklava, başında yazma, hiç bozulmadan damada bakmış:

— “Utanırım elbet… Ama açken insanın aklına utanmak gelmiyor evladım.”

Damat söylenmiş:

— “E anne madem acıkıyorsun, kendi kahvaltını kendin yap!”
Kaynana kaşını kaldırmış:

— “Olmaz.”

— “Niye?” demiş damat.

Kaynana gülümsemiş:

— “Kızımı evlendirdim ya… Artık ben misafirim.”

Damat iyice şaşırmış:

— “İyi de anne, misafir her sabah kapı mı çalar?”

Kaynana oklavayı kapıya dayamış:

— “Evladım, misafir günde bir gelir…

Ben ev sahibiyim, karnım acıkınca gelirim.”


O sırada gelin uykulu uykulu seslenmiş:

— “Anne bari saati biraz geç alsak…”

Kaynana dönmüş:

— *“Kızım, ben dul kadınım…

Saatim yok, midem var!” ????


Damat içeri dönmüş, masaya oturmuş:

— “Tamam anne… Ama yarın sen kapıyı çalma.”

Kaynana sevinmiş:

— “Oh iyi.”

Reklamlar
11 Nisan 2026
Reklamlar