Ömer ile evlendiğim gün, hayatımın en mutlu ama aynı zamanda en zorlu yolculuğuna çıktığımı biliyordum. Ömer, merhametiyle dünyayı ısıtacak bir adamdı; annesi Münevver Hanım ise tam tersi, kalbi buz tutmuş, kibriyle yaşayan bir kadındı. Benim asgari ücretle çalışan yetim bir kız olmamı asla hazmedemedi. Ona göre oğlu bir prensesti ve ben onun servetine konmaya çalışan bir ‘avcı’ idim. Evlendiğimiz günden itibaren bana dünyayı dar etti, ama Ömer’in sarsılmaz sevgisi benim en büyük kalkanımdı.
Ömer, annesinin bize zarar vermesine asla izin vermedi. Şehrin biraz dışında, bahçeli, huzur dolu bir ev aldık. 7 yaşındaki oğlumuz Kerem ve 5 yaşındaki kızımız Zeynep bu evde büyüdü.
Kızım Zeynep mezun oluyordu.
40 yıllık tiryakiliğe çözüm
Evde Limon Çekirdeklerini Yeniden Kullanmanın 10 Akıllı Yolu