Kayınvalidem beş yıl boyunca her özel günde bana eski, hantal ve tozlu vazolar hediye etti. İlkini düğünümüzde verdiğinde sadece zevksiz olduğunu düşünmüştüm. Ancak zamanla bu durum bir geleneğe dönüştü; her doğum gününde, her bayramda yeni bir vazo geliyordu. Kayınvalidem bunları verirken her seferinde sadece “Bu eviniz için,” diyor, başka bir şey eklemiyordu. Bu hediyelerin arkasında gizli bir nefret olduğunu, evime ve zevkime hakaret edildiğini düşünerek yıllarca içten içe üzüldüm.
Kocam ise annesinin sadece çabaladığını söyleyerek durumu geçiştiriyordu. Oysa kayınvalidem eve her gelişinde rafları kontrol ediyor, vazoların yerinde olup olmadığına dikkatle bakıyordu. Bu durum bende bir misafirmişim, evim de bir depoymuş hissi yaratıyordu. Bu vazolar sanki birer hediye değil, varlığıma yönelik sessiz birer tehdit ya da alay gibiydi. Sabrettim, hiçbirini atmadım ama onlara her baktığımda içim daralıyordu devamı icin sonrki syfaya gecinz..