Göğüsteki Ölümcül Sır: Otuz Yıllık İhanet ve Hastanedeki Yüzleşme

“Elbisesini hemen kesin, yoksa bir dakika içinde ölecek!”

Acil servis monitörlerinin acı sinyalleri arasında medikal makas, koyu gri kumaşı boydan boya yardı. Tansiyon 60/40’a, oksijen seviyesi ise %78’e düşmüştü. İstanbul’un önde gelen özel hastanelerinden birinin Acil Servis Şefi Dr. Kemal, otuz yıllık tecrübesiyle saniyelerin önemini çok iyi biliyordu. Sedyedeki kadının yüzü morarmış, nefes darlığı içinde kıvranıyordu.

Kemal, kadının göğsündeki kumaşı kenara çektiğinde bir an duraksadı. Sol köprücük kemiğinin hemen altında küçük, kare bir medikal bant yapışıktı. Pensle bandı kaldırıp üzerindeki etikete baktığında donakaldı: Deksopralin.

Hafızası onu yirmi yıl öncesine götürdü. Bu kadın, yani gençlik aşkı ve en yakın arkadaşı Leyla, aynı etken madde yüzünden az daha hayatını kaybedecekti. Leyla’nın bu etken maddeye ölümcül alerjisi vardı ve bunu sadece üç kişi biliyordu: Leyla, Kemal ve Leyla’nın 30 yıllık kocası Eczacı Vedat.

Leyla yoğun bakıma alındıktan kısa süre sonra Vedat hastaneye koşarak geldi. Saçları taranmış, üzerinde pahalı bir palto vardı ama yüzünde kederli bir eş ifadesi taşımaya çalışıyordu. Kemal soğukkanlılığını koruyarak ağır bir alerjik şok olduğunu söyledi. Vedat’ın sorduğu ilk soru, karısının sağlık durumu değil, “Bilinci açık mıydı? Sana bir şey söyledi mi?” oldu. Kemal şüphelerini gizleyip “Henüz konuşamadı,” diye yalan söyledi. Vedat’ın rahatlayarak derin bir nefes alması Kemal’in dikkatinden kaçmadı.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

Reklamlar