Resmî kaynaklar ifade içeriğine dair ayrıntı paylaşmazken, sızan bilgiler olayın sıradan bir adli dosyanın çok ötesine geçtiğini gösteriyor. İddialara göre Ersoy, kendisine yöneltilen suçlamalara yanıt verirken, yıllardır perde arkasında konuşulan ama hiçbir zaman bu kadar net telaffuz edilmeyen bir ismi dosyanın merkezine koydu.
“BEN TEK BAŞIMA DEĞİLDİM” VURGUSU
Kulis bilgilerine göre Ersoy, ifadesinin kritik bir bölümünde şu minvalde cümleler kurdu:
“Bu süreçte yalnız değildim. Alınan kararlar, yapılan yönlendirmeler tek başına benim inisiyatifim değildi.”
Bu sözlerin ardından savcılığa yüksek profilli bir siyasi figürün adını verdiği iddiası, adeta fitili ateşledi. Henüz resmî bir doğrulama yapılmamış olsa da, Meclis kulislerinde ve parti merkezlerinde telefonların susmadığı, bazı toplantıların apar topar iptal edildiği konuşuluyor.
MEDYA–SİYASET HATTI YENİDEN TARTIŞMA KONUSU
Olay, Türkiye’de uzun süredir konuşulan ama açıkça masaya yatırılmayan bir konuyu yeniden gündeme taşıdı:
Medya ile siyaset arasındaki görünmeyen bağlar.
Ersoy’un ifadesinde, haber başlıklarından yayın politikalarına, bazı kritik zamanlamalardan perde arkasında yapılan görüşmelere kadar uzanan bir tablo çizdiği öne sürülüyor. İddialara göre verilen isim, bu süreçlerde “etkili bir aktör” olarak tanımlandı.
Bu noktada hukukçular uyarıyor:
İfade tutanaklarında geçen her isim suçlama anlamına gelmez. Ancak savcılığın, adı geçen kişilerle ilgili ayrı bir değerlendirme dosyası açabileceği belirtiliyor.
SİYASET DÜNYASI NEDEN BU KADAR TEDİRGİN?
Ankara’da konuşulanlara bakılırsa tedirginliğin sebebi sadece tek bir isim değil. Asıl korku, bu ifadenin zincirleme etkisi. Eğer Ersoy’un anlattıkları belge, mesajlaşma kaydı veya tanık beyanlarıyla desteklenirse, dosyanın genişlemesi ve yeni isimlerin gündeme gelmesi ihtimali oldukça yüksek.
Bir siyaset yorumcusunun sözleri dikkat çekici:
“Bu tür dosyalar açıldığında mesele bir kişiyi aşar. Medya düzeni, siyasi ilişkiler, güç dengeleri… Hepsi yeniden sorgulanır.”
PARTİLERDEN TEMKİNLİ SESSİZLİK
Olayın ardından siyasi partilerden dikkat çekici bir sessizlik geldi. Ne iktidar ne de muhalefet cephesinden doğrudan bir açıklama yapıldı. Ancak kulislerde, bazı danışmanların “konuşmayın, bekleyin” talimatı verdiği konuşuluyor.
Bu sessizlik, iddiaların ciddiyetini daha da artırıyor.
“BU DAHA BAŞLANGIÇ MI?”
Ersoy’un tutukluluğu devam ederken, savcılığın yeni ifade taleplerinde bulunabileceği, hatta yüzleştirme ihtimalinin masada olduğu iddia ediliyor. Hukuk çevrelerinde konuşulan bir diğer ihtimal ise, dosyanın çok sayıda alt başlığa bölünebileceği.
Henüz hiçbir iddia yargı kararıyla kesinleşmiş değil. Verilen isimler resmen doğrulanmadı. Ancak siyaset kulislerinde hâkim olan hava net:
Bu dosya kapatılmaya değil, derinleşmeye gidiyor.