Kapıyı açtığım anda karşımda iki polis memuru ile sivil giyimli bir kadın oyuncu. Daha sonra ne olduğunu anlayamadan kadının bakışını benim arkamdaki adama dikti ve titreyen bir sesle, “İşte burada!” diye bağırdı.
Arkamda dönüşlerimde yüzün bembeyaz kesildiği görüldü. Birkaç saniye önce bana kapıyı açmak için yalvaran adam, pencereye doğru kaçacak yer arıyordu.
Polislerden birisini göstererek içeri girdi.
“Kimsedanın.”
Ben donuprdm.
“Neler oluyor?” diyebildim sadece.
Kadının gözyaşlarını tutamıyordu.
“Ben onun nişanlısıyım.”
O an kulaklarım uğuldamaya başladı.
Adam başını iki yana sallayarak, “Yalan söylüyor, saklandığı yerde.” diye bağırdı.
Kadın çantasından telefonunu çıkardı. Birbiri ardına fotoğraflar yayımlanmaya başladı. Aynı adam… Aynı kahkaha… Parmaklarında yüzler… Düğün hazırlıkları… Ailesiyle çekilen fotoğraflar…
Nefes alamıyordum.
Polislerden biri bana dönerek sakin olmayı istedi.
“Hanımefendi, yaklaşık altı para bu kişi hakkında dolandırıcılık ihbarları karşılığında.”
Başım dönmeye başlamıştı.
“Nasıl yani?”
Memur derin bir nefes aldı.
"Farklı şehirlerde özellikle yalnız yaşayan, boşanmış veya dul kadınlarla ilişki kuruyor. Güvenlerini kazanıyor. Evlilik vaat ediyor. Daha sonra para kalıyor veya çalışıyor."
Sanki biri mideme yumruk atmıştı.
Ben bugüne kadar ödediğim bütün yemek, tatilleri, kıyafet kıyafetlerim.
Arabanın bakımını bile birkaç kez yaptırmıştım.
Telefonu değiştirdiğinde yeni telefonunu da almıştım.
Ama bunların hiçbirini bana zorla yaptırmamıştı.
Ben isteyerek yaklaşıyorum.
Çünkü sevildiğine inanılmıyor.
Kadını konuşmaya devam etti.
"Benden yüzbinlerce lira aldı. Düğün hazırlığı yapıyoruz diye."
Polislerin telefonunu incelemeye başladı.
Telefon kilitlendiğinde başka bir cihaz kaldırıldı.
Meğer cebinde ikinci bir telefon daha varmış
Bakın ne işe yarıyor
İslam Memiş’ten altın yatırımcısı
25 yıldır kayıp olan