Kızıma “Bu Adamla Evlenme” Dedim… Ama Hayat Bana Başka Bir Ders Verdi

…Elindeki eski radyoyu gösterdi.
“Bunu bodrumda buldum, çalışıyor mu acaba?” diye sordu.

Gülümsedim.
“Çalışıyorsa eski türküler vardır içinde,” dedim. “Gençler sıkılır.”

Radyoyu açtık. Cızırtının ardından tanıdık bir melodi yayıldı odaya.
Gençliğim… rahmetli eşim… tek odalı evimiz…
Gözlerim doldu.

Bunu fark etti. Hemen sustu, yanıma yere oturdu.
“Bir şey mi oldu?” dedi, bu kez sesi daha sakindi.

“Yok,” dedim. “Sadece eskiler geldi aklıma.”

Bir süre sessiz kaldı, sonra konuştu:
“Bu eve ilk geldiğimde senden çok korktum. Beni hiç sevmeyeceğini sandım.”

İlk kez bu kadar açık konuşuyorduk.

“Sevmemek değil,” dedim.
“Kızımı korumaktı derdim. Bir anne başka ne yapar ki?”

Derin bir nefes aldı.
“Haklıydın,” dedi. “Ben de hazır değildim. İşten işe savruldum.
Ama artık değişmek istiyorum.”

O gün uzun uzun konuştuk.
O anlattı, ben dinledim.
Hayatın onu nasıl oradan oraya savurduğunu,
kendini nasıl kaybolmuş hissettiğini…

Akşam kızım geldi.
Üçümüz aynı sofraya oturduk.
Gülüştük.

İlk kez ev, gerçekten ev gibi hissettirdi.

Aylar sonra düzenli bir iş buldu.
Sabahları erkenden çıkıyor, akşam yorgun ama gururlu dönüyordu.

Bir gün bana bir anahtar uzattı.
“Anne,” dedi,
“Bu senin evinin anahtarı. Burası bizim ama sen misafirsin.
İstersen git, istersen kal. Karar senin.”

O an anladım…

Bazen insanlar yanlış başlar ama doğru yerde öğrenir.
Bazen bir anne sadece direnmez…
Bazen bekler.
Reklamlar