Kapıyı üç kez hafifçe çaldım. İçeriden ağır bir sandalyenin hızla geri çekilmesini andıran bir ses geldi. Yas tutan Ceyda’yı rahatsız etmemek için kendimi tanıtmaya hazırlanırken kapı aniden açıldı.
Karşımda Ceyda değil, kocam Cem duruyordu.
Üzerinde o sabah erkenden ütülediğim beyaz gömlek vardı. Ancak yakası dağılmış, ilk üç düğmesi açılmıştı. Beni gördüğü anda yüzündeki rahatsızlık paniğe dönüştü.
“Selin, burada ne yapıyorsun?” diye sordu.
Elimdeki pastane kutularını gösterdim.
“Ceyda’ya tatlı getirdim. Senin burada ne işin var?”
Cem saçlarını karıştırarak, Ceyda’nın mutfak giderinin tıkandığını ve yardım etmek için geldiğini söyledi. Sözlerine inanmak üzereydim ki içeriden bir kadın sesi duyuldu.
“Cem, kapıdaki kim?”
Ceyda, üzerinde ipek bir gecelikle koridora çıktı. Fakat beni asıl sarsan kıyafeti değil, iki elini belirginleşmiş karnının üzerinde tutmasıydı.
“Hamilesin.” diyebildim.
Ceyda, Cem’in arkasına saklandı.
Tam o sırada kayınvalidem Nermin, elinde sıcak çorba kâsesiyle mutfaktan çıktı.
“Cem, Ceyda’yı koltuğa götür. Torunumun annesi ayakta kalmamalı.” dedi.
Beni görünce kısa süreli bir şaşkınlık yaşadı. Ardından yüzünde soğuk bir ifade belirdi.
“Madem buraya kadar geldin, gerçeği öğren.” dedi. “Ceyda’nın taşıdığı çocuk oğlumun. Sen ailemize bir mirasçı veremediğin için bu soy onunla devam edecek.”
Sözleri yıllardır içimde taşıdığım bütün acıları yeniden canlandırdı.
Beş yıl boyunca Nermin’in imalarını, küçümseyici sözlerini ve aile toplantılarındaki bakışlarını sessizce karşılamıştım. Bana hazırladığı ağır bitkisel karışımları içmiş, çocuk sahibi olamamamızın sorumluluğunu tek başıma üstlenmiştim.
Oysa gerçek tamamen farklıydı.
Cem öne çıkarak sakin olmamı istedi.
“Ben sadece bir çocuk istedim.” dedi. “Bunun neresi yanlış?”
“Çocuk istemek yanlış değil.” dedim. “Ama bana yıllarca yalan söylemek, başka biriyle gizli bir hayat kurmak ve bütün suçu bana yüklemek bilinçli bir tercihtir.”
Nermin ise geri çekilmem gerektiğini söylüyordu. Cem boşanmak istemediğini, Ceyda’nın başka bir evde yaşayabileceğini, bebeğin masraflarını karşılayacağını ve bizim evliliğimizi sürdürebileceğimizi anlattı.
Elimi kaldırıp onu susturdum.