Kocamla 36 Yıllık Evliliğimizi Bitirdim

O hâlde neden bana hiçbir şey söylememişti?

Mektubun son sayfasını açtım.

“Hayatım boyunca senden tek bir şey sakladım.”

“Çünkü doğruyu söyleseydim beni durduracağını biliyordum.”

“Otelde başka biriyle değildim.”

“Her gidişimde biraz daha güçten düşüyordum.”

“Sana hasta hâlimi göstermek istemedim.”

“Senin beni hep güçlü hatırlamanı istedim.”

Satırların sonunda ise şu cümle vardı:

“Beni affetmek zorunda değilsin.”

“Ama ne olur çocuklarımızın beni yalancı biri olarak hatırlamasına izin verme.”

Mektubu kapatıp saatlerce ağladım.

İki yıl boyunca ona öfke duymuş, ihanet ettiğine inanmış, tek bir açıklama yapmamasını bencillik sanmıştım.

Oysa sessizliği, beni korumak için verdiği sözün bedeliydi.

Ertesi gün doğruca avukatın ofisine gittim.

Belgelerin hepsi gerçekti.

Hastane kayıtları, ameliyat raporları, banka işlemleri…

Hepsi resmi belgelerle doğrulanmıştı.

Sonra kayınpederimi ziyaret ettim.

Bu kez ayıktı.

Beni görünce gözleri doldu.

“Annem öğrenmesin diye bana da yemin ettirdi,” dedi.

“Ne senin üzülmeni istedi ne de çocukların korkmasını.”

“Ben ona defalarca gerçeği söylemesini söyledim.”

“Ama sözünden dönmedi.”

O gün mezarlığa tek başıma gittim.

Elimde beyaz zambaklar vardı.

Mezar taşının önünde uzun süre sessizce oturdum.

“Keşke bana güvenseydin,” dedim.

“Keşke yükünü birlikte taşısaydık.”

Rüzgâr hafifçe eserken gözlerim mezar taşındaki adına takıldı.

Artık geçmişi değiştiremezdim.

Ama çocuklarımıza gerçeği anlatabilirdim.

Onlara babalarının hatasız biri olduğunu değil, sevdiklerini korumak uğruna yanlış kararlar veren ama sevgisinden asla vazgeçmeyen bir adam olduğunu anlattım.

Çünkü bazen bir evliliği bitiren şey yalan değildir.

Bazen insan, sevdiğini korumaya çalışırken gerçeği saklar.

Ve bazı gerçekler, onları öğrenecek kişi çok geç kaldığında ortaya çıkar.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Reklamlar