Her şey kızım sekiz aylıkken başladı. Önce basit bir soğuk algınlığı sandık. Ama geceleri artan o tuhaf öksürük, kısa sürede içimize korku salmaya başladı. Kuru, hırıltılı ve derinden gelen bir sesti; sanki göğsünün içinde bir şey hareket ediyordu. Bazen nefesi o kadar yüzeyselleşiyordu ki, gecenin bir yarısı uyanıp dakikalarca sadece onu izliyordum. Nefes alıyor mu diye…
Defalarca doktora gittik. “Bebeklerde görülen astım benzeri bir durum” dediler. Sprey verdiler, ilaç verdiler. Ama hiçbir şey değişmedi. Hatta sanki her geçen gün daha kötüye gidiyordu. Kızım zayıfladı, iştahını kaybetti, geceleri korkuyla uyanır oldu.
Tam bu dönemde köpeğimiz Daisy değişmeye başladı.
Normalde sakin, uysal bir golden’dı. Saatlerce kızımın beşiğinin yanında yatıp onu izlerdi. Ama bir gün aniden tuhaf davranmaya başladı. Odadan her çıkışımda koridordan kazıma sesi geliyordu. İçeri girdiğimde Daisy’yi hep aynı yerde buluyordum: beşiğin arkasındaki duvarda.
Çıldırmış gibi kazıyordu.
Başta önemsemedim. “Kıskanıyor” dedim. Sonra daha sert önlemler aldım. Kapıyı kapattım, bebek kapısı taktım. Ama Daisy her seferinde bir yolunu bulup o odaya giriyor ve aynı noktayı kazıyordu.
Günler geçtikçe durum daha da garipleşti. Patileri kanamaya başladı. Ama buna rağmen durmuyordu. Sanki orada bir şey olduğunu biliyordu. Sanki bir şeyi çıkarmaya çalışıyordu.
Ben ise uykusuzluk, stres ve korkuyla tükenmiş durumdaydım. Açıkçası bir noktadan sonra köpeğin aklını kaçırdığını düşündüm.
Ta ki o geceye kadar.
Odaya girdiğimde Daisy duvarda büyük bir delik açmıştı. Alçıpan parçalanmış, iç kısım görünür hale gelmişti. Hâlâ kazıyordu. Onu sertçe çekip kenara aldım, bağırdım. Ama o an… gözleri.
Bana değil, deliğe bakıyordu.
Titreyerek eğildim ve deliğin içine baktım.
İlk başta karanlıktan hiçbir şey seçemedim. Sonra hafif bir kıpırtı gördüm. Ve ardından… ince, siyah bir hareket.
Kalbim yerinden çıkacak gibi oldu.
Telefonun fenerini açtım ve deliğin içine tuttum.
Ve gördüğüm şey… hâlâ kabuslarımda.
Duvarın içinde, neredeyse tamamen boşlukta, eski ve çürümüş bir yalıtımın arasında onlarca küçük siyah gölge hareket ediyordu. Farelerdi. Ama sadece birkaç tane değil… bir yuva. Koca bir koloni.
Ve daha kötüsü devamı icin sonrki syfaya gecinz..…