55 yaşındaydım ve hayatımın en ağır yükünü otuz yıl boyunca sessizce taşımıştım. Bir trafik kazasında eşimi ve küçük kızımı kaybettiğim gece, sadece onları değil, kendimi de toprağa gömmüştüm. O günden sonra yaşamak değil, sadece günleri tüketmek vardı. Sabahlar anlamsız, geceler ise dayanılmazdı.
Yıllar böyle geçti. Ta ki bir gün, içimdeki boşluğu dolduramayacağımı kabul edip, en azından sevgimi birine verebileceğimi fark edene kadar. Bir çocuk yuvasına gittim. Ne aradığımı bilmiyordum. Belki de kader beni yönlendirmişti.
Onu ilk gördüğüm an hâlâ dün gibi aklımda. Pencerenin yanında, tekerlekli sandalyesinde sessizce oturuyordu. Diğer çocuklar bahçede oynarken o gökyüzünü izliyordu. Başını çevirip bana baktığında kalbim sıkıştı. Yüz hatları kaybettiğim kızıma benziyordu ama bakışlarında yaşından büyük bir olgunluk vardı.
Adı Buse'ydi. Beş yaşındaydı. Küçük yaşta geçirdiği bir kazada babasını kaybetmiş, annesi ise onu terk etmişti. “Kimse almak istemedi,” demişti görevli. O an kararımı verdim. Buse’i eve götürdüğüm gün, aslında o beni hayata geri götürdü.
Zamanla birbirimize tutunduk. Fizik tedaviler, okul günleri, ilk karne heyecanı… Her adımında yanında oldum. O da benim yaralı kalbimi sabırla iyileştirdi. Tekerlekli sandalyesi onun sınırı değil, gücü oldu. Azmiyle burs kazandı, üniversiteye gitti. Orada Emre’yle tanıştı. Gözlerindeki ışıltıyı gördüğümde onun gerçekten mutlu olduğunu anladım.
Düğün günü geldiğinde, kalabalığın arasında bir köşede durup onu izledim. Beyaz gelinliği içinde ışıl ışıldı. Hayatımda ikinci kez bir kızımı gelin ediyordum sanki. İçimde hem hüzün hem gurur vardı.
Tam o sırada salona giren yabancı bir kadın dikkatimi çekti. Tedirgin görünüyordu. Bakışları birini arıyordu. Yanına yaklaştım. Daha konuşamadan beni tanıdı ve kolumdan hafifçe tutup kenara çekti.
“Birbirimizi tanımıyoruz,” dedi titrek bir sesle. “Ama kızınız hakkında bilmeniz gereken bir şey var. Onun sizden ne sakladığını bilmiyorsunuz.”
Dizlerim titredi. “Ne demek istiyorsunuz?”
Kadın gözlerini kaçırdı. “Geçmişinden gelen korkunç bir gerçek var.”
O an dünyam yeniden yıkılacak sandım. Yıllar önce kaybettiğim her şey gözümün önünden geçti. “Açık konuşun,” dedim sertçe Devamı icin sonrki syfaya gecinz...