“Ruşen Çakır: Merhaba, iyi günler. 21 Ağustos 2024’te Diyarbakır Bağlar ilçesinde Tavşantepe köyünde Narin Güran kayboldu ve maalesef 8 Eylül 2024’te kaybından yaklaşık 18 gün sonra yine köyüne yakın bir yerde, Eğertutmaz deresinde çuval içerisinde maalesef cansız bir şekilde bulundu ve o daha kayıpken aranırken Türkiye’nin gündeminde Narin Güran olayı çok önemli bir yer tuttu. Medyada çok geniş yer buldu ve 26-28 Aralık arasında hızlı bir şekilde yapılan yargılamayla annesi, amcası ve abisi üçü birden ağırlaştırılmış müebbete mahkûm edildiler. Nevzat Bahtiyar adlı şahıs ise önce daha hafif bir cezaya çarptırıldı. Daha sonra itiraz üzerine kasten öldürmeye yardımdan 17 yıla çevrildi cezası. Ama bu mesele kapanmış değil. Burada aileye yönelik olarak çok ciddi bir haksızlık yapıldığını iddia eden siyasetçiler var, başta DEM Parti Diyarbakır milletvekili Sevilay Çelenk’i burada anmak lazım, takdirle anmak lazım adını. Onun dışında avukatlar, gazeteciler, birçok kişi bu olayı gündemde tutmak istiyorlar ve nitekim baba Arif Güran 3 gündür yürüyor bu olayı kamuoyunun gündemine taşımak için. Biz de aileden Baran Güran’ı yani Narin’in abisini konuk ediyoruz ve onunla konuşuyoruz. Baran merhaba.Takvim Seç
Baran Güran: Merhaba abi.
Ruşen Çakır: Baban 3 gündür yolda. Tam olarak ne istiyor?
Baran Güran: Babamın sadece istediği tek şey kızı için gerçek bir yargılama, asıl failin ceza alması. Yani gerçek bir yargılama, kamuoyu baskısından uzak ve delillerin tam araştırılmadığı değil de bütün delillerin tam araştırılarak hakikatli bir karar. Yani biliyorsunuz çünkü benim kız kardeşimin davasında yani jet bir yargılamayla karşı karşıyaydık ve büyük bir toplumsal baskı ve maalesef birden fazla yalan haberle karşı karşıya kalınca nedeni bilinmez, bu davayı tamamen kapatmak istediler ve bir sene içinde yerel mahkeme, istinaf, Yargıtay bu davayı onayladı. Yani Türkiye’deki en hızlı dosya diyebiliriz. Her bir mahkeme başka bir şey söylüyor ama biz hâlâ da Narin’e ne olduğunu, Narin’in kimin tarafından katledildiğini bu dosyada göremiyoruz. Ve bizim tek istediğimiz şey ise toplumsal baskının olmadığı, topluma hakikatli bir şekilde anlatılacak bir yargılama ve maddi kendini denetleyebilen raporlar üzerine kurulan bir mahkeme istiyoruz. Aslında her bir vatandaşın veya ailenin yani aile olarak babasının, abisinin ve ailesinin istediği tek şey bu.
Ruşen Çakır: Yani bir tür yeniden yargılama istiyorsunuz. Öyle mi?