O Akşam Yaşananları Hâlâ Unutamıyorum…

Ancak o masa artık eskisi gibi değildi.

Yemekleri götürdüğümde kimse konuşmuyordu. Kerim Bey başını kaldırıp bana bakmadı bile. Ortakları ise fazlasıyla ciddi görünüyordu. Az önceki o rahat ve kibirli hava tamamen yok olmuştu.

Yemeğin sonunda hesap istediler.

Hesabı götürdüğümde Kerim Bey ilk kez bana baktı. Bu kez gözlerinde alay yoktu. Kısa bir an tereddüt etti, sonra sessizce teşekkür etti. Sesi önceki gibi güçlü değildi.

Hiçbir şey demedim. Sadece başımla hafifçe selam verdim.

Masadan kalkıp gittiklerinde restoran yavaş yavaş eski ritmine döndü. Ama ben biliyordum… O akşam sadece bir masa değil, bir düşünce de değişmişti.

Belki herkes fark etmedi. Belki bazıları için bu sadece küçük bir anıydı.

Ama benim için önemli olan şuydu: O gün kimseyi kırmadan, bağırmadan, sadece doğru yerde durarak bir sınır çizmiştim.

Ve bazen en büyük cevap, sessiz kalmak değil… doğru anda konuşmayı bilmektir.
Reklamlar