Oğluma Ev Aldım Ama Meğer Başımıza Dert Almışım… Bir Yemekte Her Şey Ortaya Çıktı

Eşim Levent’le yıllarca çalışıp didindik. Oğlumuz Serkan, Ankara’da üniversiteyi bitirip işe girince ona Çankaya’da 3+1, bahçeli bir ev aldık. Tapu bizdeydi ama niyetimiz netti: Oğlumuz huzurla yaşasın, kendi düzenini kursun.

Her şey yolundaydı… ta ki hayatına Melis girene kadar.

Melis’in lüks tutkusu ve gösteriş merakı ilk günden içimizi huzursuz etmişti ama asıl kırılma, nişan yemeğinde yaşandı. Annesi Gönül Hanım, kapıdan girer girmez evi küçümsemeye başladı:

“Burada mı yaşayacaklar? Burası bekâr evi gibi. Benim kızım buna layık değil!”

Ardından masada asıl niyetini açık açık söyledi:
“Bu evi satın, İncek’te lüks bir siteye geçsinler. Ama tapu çocukların üstüne olsun.”

O an eşimle göz göze geldik. Serkan sustu. Melis annesinin ağzının içine baktı. Sorunun ev değil, tapu olduğu çok netti.

O gece kimsenin beklemediği bir karar aldık. Öyle bir cümle kurduk ki, hem dünürümüzün hem de müstakbel gelinimizin maskesi saniyeler içinde düştü.
Reklamlar