Gözlerinden akan yaşlar göğsündeki o iddialı yazıyı ıslatıyordu.
“Beni de kullandın! Bana bir anne olma şansı verdiğini sanıyordum, oysa beni bir suç ortağına dönüştürmüşsün! Bu kadının haberi bile yokmuş!” Sude, üzerindeki tişörtün yakasından tutup hırsla çekiştirdi, sanki o kelime tenini yakıyormuş gibi.
Öğretmen, masasının arkasından durumu dehşetle izlerken hemen okul yönetimini ve hukuki danışmanı çağırmak üzere telefona sarıldı. Cem’in yüzündeki o yıllardır alışkın olduğum kibirli ifade ilk kez çatlamıştı. Yalanlar üzerine kurduğu o kusursuz dünya, bir ilkokul sınıfının ortasında, basit bir kayıt hatasıyla yerle bir oluyordu. Saklamaya çalıştığı o büyük sır; geçmişte bana attırdığı sahte amaca hizmet eden imzalar ve kızımın anneliğini resmi evraklarda silme çabası, şimdi kendi boynuna dolanan bir ilmek haline gelmişti.
“Bu belge sahteciliktir, irade fesatlığıdır Cem,” dedim, gözlerinin içine dimdik bakarak. “Beni o hastane odasında kandırarak attırdığın her imzanın, kızımın hayatından çalmaya çalıştığın her günün hesabını yargı önünde vereceksin. Sadece boşanma protokolümüz değil, Lara’nın üzerindeki tüm hakların yeniden incelenecek.”
Cem bir şeyler söylemek için hamle yaptı ama Sude onun önüne geçti. “Bana verdiğin o tişörtü de, verdiğin sözleri de al ve defol Cem,” dedi Sude, sesinde geri dönülmez bir kırılma vardı. “Bir annenin hakkını çalan bir adamın yanında tek bir dakika bile durmam.”
Arkamı dönüp sınıftan çıktım. Okulun uzun koridorunda yürürken göğsümdeki o yıllardır süren ağırlığın kalktığını hissettim. Otoparkta ilk gördüğümde içimi acıtan o tişört, aslında Cem’in kurduğu karanlık oyunun sonunu getiren ilk domin taşı olmuştu. Bahçeye çıktığımda Lara beni bekliyordu. Güneş ışığının altında bana doğru koştuğunda eğilip ona sarıldım.
Resmi kâğıtlar, sahte imzalar ya da sistemdeki isimler ne yazarsa yazsın; gerçek annelik bir kâğıda atılan imzayla devredilemez, bir tişörtün üzerine yazılmakla kazanılmazdı.
O gün, kızımın okulundaki ilk gününde, Cem’in benden sakladığı karanlık sır ortaya çıkmıştı ama en önemlisi, Lara’nın gerçek annesinin kim olduğu, bir daha asla silinemeyecek şekilde herkesin zihnine kazınmıştı. Kızımın elini sımsıkı tuttum ve gerçek bir geleceğe doğru ilk adımımızı birlikte attık.