Öldü Sandığım Kocam 3 Yıl Sonra Başka Bir Kadınla Yan Daireme Taşındı! Kapıda Gördüğüm Detayla Şoka Geçirdim..

Söylediği her kelime, kalbime saplanan zehirli ve paslı birer bıçak gibiydi. Bensiz hayatta kalabileceğimi biliyormuş! Benim dünyam yıkılmış, masum evladım karnımda can vermişti ve o, başka bir kadından olan çocuğuna benim adımı vererek kendi iğrenç vicdanını rahatlatmıştı.

O an, içimdeki o kederli, yas tutan, kalbi kırık kadın sonsuza dek öldü. Yerine, maruz kaldığı bu akılalmaz ihanetin hesabını sormaya yemin etmiş buz gibi bir öfke geldi. Gözyaşlarımı elimin tersiyle sildim. Yüzüne derin bir tiksintiyle baktım. "Yani sadece korkak bir hain değil, aynı zamanda evladının katili olan aşağılık bir dolandırıcısın," dedim sesimin titremesine engel olarak.

Ferhat panikle ellerime uzanmak istedi. "Selma, lütfen. Kimseye söyleyemezsin. Eğer yaşadığımı öğrenirlerse beni gerçekten mahvederler. Cansu gerçeği bilmiyor. Yeni bir hayat kurdum, lütfen hayatımızı karartma!"

Onun yüzüne bütün gücümle okkalı bir tokat indirdim. Tokadın sesi salonun sessizliğinde bir kırbaç gibi yankılandı. "Sen benim hayatımı üç yıl önce o boş tabuta gömdün," dedim kapıyı işaret ederek. "Şimdi defol benim evimden!"

Ferhat ne yapacağını bilemez bir halde kapıdan çıkarken, arkasında bıraktığı o devasa enkazın ağırlığını değil, sadece kendi bencil korkusunu taşıyordu. O dışarı çıkar çıkmaz kapıyı hızla kilitledim. Titreyen ellerimle telefonuma sarıldım.

Gözümden yaşlar süzülürken rehberden abimi buldum. Abim emniyette komiserdi ve yıllardır organize suçlar şubesinde çalışıyordu. Üç yıl önce Ferhat'ın cenazesinde beni ayakta tutan, perişan halimi görüp benimle birlikte ağlayan tek kişi oydu. Telefonu açtığında sesimdeki ciddiyeti hemen anladı.

"Abi," dedim derin bir nefes alarak. "Sana söyleyeceklerimi dikkatle dinle ve hemen harekete geç. Ferhat yaşıyor. Yan daireme taşındı. Sadece ölümünü taklit etmekle ve resmi evrakta sahtecilik yapmakla kalmamış, aynı zamanda aylardır peşinde olduğunuzu bildiğim o büyük tefeci ve kara para çetesiyle de doğrudan bağlantısı var."

Abim hattın diğer ucunda duydukları karşısında şoka girdi ama yılların verdiği polis refleksiyle anında kendini toparladı. Sesindeki o korumacı ve sert tonla, "Sen hemen kapını kilitle ve oradan asla ayrılma, Selma. Beş dakikaya tüm ekiple oradayız," dedi.

Gerçekten de öyle oldu. Çok geçmeden binanın etrafını sivil polis araçları sardı. Kapı deliğinden olan biteni nefesimi tutarak izliyordum. Abim ve ekibi yan dairenin kapısına dayandıklarında Ferhat kaçmaya fırsat bile bulamamıştı. Kapı kırılıp içeri girildiğinde, Ferhat saniyeler içinde yere yatırılıp elleri arkadan kelepçelendi. Onu binadan dışarı çıkarırlarken kısa bir an göz göze geldik. Yüzündeki o sahte, kibirli maske tamamen düşmüş, yerini zavallı, çaresiz bir korkak almıştı.

Ferhat'ın sahte ölümü, resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve suç örgütleriyle olan bağlantıları yüzünden alacağı ceza hayatının geri kalanını o demir parmaklıklar ardında geçirmesine yetecekti. O kadın, Cansu ise her şeyden habersiz, şok içinde kızıyla ortada kalmıştı. Ferhat ona da başından beri yalan söylemiş, kendi kirli geçmişini tamamen gizlemişti.

O gece, üç yıldır içimde taşıdığım o ağır matem hırkasını omuzlarımdan çıkardım ve sonsuza dek çöpe attım. Ben ölen kocamın arkasından değil, aslında hiç var olmamış koca bir yalanın arkasından gözyaşı dökmüştüm. Ama artık tamamen özgürdüm. Kendi tırnaklarımla kurduğum bu yeni hayatta, geçmişin sahte hayaletlerinin beni bir daha asla korkutmasına izin vermeyecektim. Çünkü gerçek güç, düşmek değil, seni uçuruma itenlerin kendi kazdıkları kuyuya düşüşünü dimdik ayakta izleyebilmekti.
Reklamlar