On dört yıldır kayıptı




Gökhan, amcasıyla birlikte eski yatağı kaldırmaya çalışırken altından çıkan yoğun toz bulutu nedeniyle birkaç kez öksürdü. Oda yıllardır neredeyse hiç değişmemiş gibiydi. Büyükbabası Arif’in ölümünden sonra kimse bu odaya dokunmaya cesaret edememişti. Duvarlarda solmuş aile fotoğrafları asılıydı. Köşedeki eski gardırop ise onlarca yıldır aynı yerde duruyordu.

Yatağı biraz daha kaldırdıkları sırada sert bir şeye takıldılar.

“Dur bir dakika,” dedi Gökhan.

Eğilip yatağın altına baktı.

Karanlıkta küçük bir kutu görünüyordu.

Kutunun üzeri kalın bir toz tabakasıyla kaplanmıştı. Sanki yıllardır kimsenin eli değmemişti.

Amcası kutuyu çıkarıp yere bıraktı.

“Muhtemelen eski evraklardır,” dedi umursamaz bir tavırla.

Fakat Gökhan’ın içini açıklayamadığı bir huzursuzluk kaplamıştı.

Kutuyu açtığında karşısına çıkan şey onu olduğu yere çiviledi.

Kutunun içinde eski çocuk kıyafetleri, birkaç saç tokası ve pembe renkli küçük bir iç çamaşırı vardı.

Gökhan’ın elleri titremeye başladı.

Çünkü bu eşyaları tanıyordu.

Bunlar on dört yıl önce kaybolan ablası Elif’e aitti.

O an odadaki herkes donup kaldı.

Elif, 1990 yılının yaz aylarında ortadan kaybolmuştu. O sırada henüz sekiz yaşındaydı. Bir öğleden sonra arkadaşlarıyla oynamak için dışarı çıkmış ve bir daha geri dönmemişti.

Aile yıllarca onu aramıştı.

Polis soruşturmaları yürütülmüş, afişler hazırlanmış, televizyon programlarına çıkılmıştı.

Ancak hiçbir sonuç alınamamıştı.

Zamanla dosya soğumuş, insanlar umutlarını kaybetmişti.

Ama annesi hiçbir zaman vazgeçmemişti.

Her doğum gününde kızının odasını temizliyor, bir gün geri döneceğine inanıyordu.

Şimdi ise yıllardır aranan kıza ait olduğu düşünülen eşyalar büyükbabasının yatağının altından çıkmıştı.

Haberi duyan aile üyeleri kısa sürede eve toplandı.

Annesi kutuyu gördüğü anda gözyaşlarına boğuldu.

Kutudaki saç tokasının Elif’in en sevdiği toka olduğunu söyledi.

O sırada odadaki sessizlik dayanılmaz hale gelmişti.

Kimse konuşamıyordu.

Kimsenin aklı bu ihtimali kabul etmek istemiyordu.

Eşyalar neden yıllarca burada saklanmıştı?

Büyükbaba neden hiç kimseye bundan bahsetmemişti?

Kutunun yatağın altında ne işi vardı?

Sorular peş peşe geliyordu.

Durum polise bildirildi.

Kutudaki eşyalar incelemeye alındı.

Eski dosya yeniden açıldı.

Kasaba kısa sürede bu gelişmeyle çalkalanmaya başladı.

Yıllardır kapanmış olduğu düşünülen sır, yeniden gün yüzüne çıkmıştı.

Gökhan ise günler boyunca uyuyamadı.

Çünkü çocukluğundan beri büyükbabasını sevgi dolu, sakin ve saygı duyulan bir insan olarak tanımıştı.

Şimdi ise ortaya çıkan bu kutu, ailesinin geçmişiyle ilgili bildiği her şeyi sorgulamasına neden oluyordu.

Fakat asıl şok edici gelişme birkaç hafta sonra yaşandı.

Polisler kutunun içindeki eşyaların yanında bulunan eski bir not parçasını detaylı incelemeye aldı.

Silinmeye yüz tutmuş birkaç satır yazı, soruşturmanın yönünü tamamen değiştirecekti.

Ve o notta yazanlar, sadece Elif’in kayboluşunu değil, yıllardır aile içinde sessizce saklanan çok daha büyük bir sırrı işaret ediyordu.

Kasabada herkes aynı soruyu soruyordu:

Acaba Elif’e gerçekten ne olmuştu?
Reklamlar