Güneşli ve sakin bir öğleden sonraydı. Parkın içindeki ağaçların gölgeleri çimenlerin üzerine uzun uzun düşüyordu. İnsanlar yürüyüş yapıyor, bazıları banklarda oturup sohbet ediyor, çocuklar bisikletleriyle yollar boyunca tur atıyordu. Parkın biraz daha sakin bir köşesinde, yılların yıprattığı eski bir tahta bankın üzerinde yetmiş yaşlarında bir adam oturuyordu. Gri saçları şapkasının altından görünüyordu. Üzerinde sade bir ceket vardı. Sessizce güneşin sıcaklığını hissediyor, karşısındaki yeşil ağaçlara bakarak huzurlu bir anın tadını çıkarıyordu.
Hayatı boyunca çok şey görmüş birinin sakinliği vardı yüzünde. Ne acele ediyordu ne de bir şey bekliyordu. Sadece oturuyor ve etrafındaki hayatın akışını izliyordu.
Aradan birkaç dakika geçmeden parkın girişinden üç genç göründü. Yirmili yaşlarının başında oldukları belliydi. Gürültülü konuşuyor, kahkahalar atıyor ve sürekli telefonlarına bakıyorlardı. İçlerinden biri sosyal medyada bir şeyler gösteriyor, diğerleri de gülüyordu. Yürüyüş yollarından geçerek doğrudan yaşlı adamın oturduğu banka doğru geldiler.
Bir süre bankın önünde durdular. İçlerinden biri alaycı bir gülümsemeyle yaşlı adama baktı.
— Hey ihtiyar, dedi. Kenara çekil de biz de oturalım.
Yaşlı adam başını kaldırdı. Üç genci sakince süzdü. Sesinde en ufak bir öfke yoktu.
— Parkta bir sürü boş bank var, dedi sakin bir tonla. İstediğinizi seçebilirsiniz.
Bu cevap gençlerin hoşuna gitmedi. Yüzlerindeki gülümseme bir anda sertleşti. İçlerinden biri omuz silkti.
— Bize ne yapacağımızı söyleme, dedi kaba bir şekilde.
Tartışma kısa sürede başladı. Gençler alaycı sözler söylemeye, yaşlı adamla dalga geçmeye başladılar. Onu kışkırtmaya çalışıyorlardı. Üç kişi oldukları için kendilerini güçlü hissediyorlardı. Karşılarında sadece yaşlı bir adam olduğunu düşünüyorlardı.
Ama yaşlı adam hiç tepki vermedi.
Sadece bankta oturmaya devam etti. Ne bağırdı ne de tartıştı.
Bu durum gençleri daha da sinirlendirdi.
İçlerinden biri elindeki plastik su şişesinin kapağını açtı.
— Bak şimdi, dedi gülerek.
Bir anda şişedeki suyun tamamını yaşlı adamın başından aşağı döktü. Su şapkasından akarak ceketine ve pantolonuna yayıldı. Bankın etrafındaki birkaç kişi başını çevirip baktı ama kimse müdahale etmedi.
İkinci genç kahkaha atarak telefonunu kaldırdı.
— Harika video olacak bu! dedi. İzlenme patlar.
Kamerayı doğrudan yaşlı adamın yüzüne tuttu. Üçüncü genç ise bir adım ileri çıktı. Yumruğunu sıktı. Sanki bunu da videoya eklemek istiyordu.
— Hadi ihtiyar, dedi alayla. Bir şey yapsana.
Yumruğunu kaldırdı ve yaşlı adama doğru hamle yaptı.
Tam o anda beklenmeyen bir şey oldu.
Yaşlı adam aniden ayağa kalktı.
Hareketi hızlıydı. O kadar hızlıydı ki genç bir an ne olduğunu anlayamadı. Adam, genç saldırganın bileğini bir anda yakaladı. Basit ama kesin bir hareketle kolunu çevirdi. Genç acıyla bağırdı ve bir saniye içinde dizlerinin üzerine çöktü.
Telefonla çekim yapan çocuk şaşkınlıkla kamerayı indirdi devamı icin sonrki syfaya gecinz...