Ben Remziye 45 yaşındayım, dul bir kadınım. Yoksullukla, yalnızlıkla, mahalle dedikodularıyla savaşarak yaşamaya alıştım. Ama en büyük savaşım, en yakınımdakiyle oldu. Eşim öldüğünde dünyam başıma yıkıldı. Onun yokluğunda ayakta kalmak zorundaydım. Temizlik işlerine gittim, pazarda limon sattım, dikiş dikerek üç kuruş kazandım. Karnımı doyurmaktan fazlasını düşünemezdim. Ama bir kadının yalnız olması, bazılarını cesaretlendiriyor. Komşum Mustafa, mahallede sözü geçen adamlardandı. Kasap dükkânı vardı, parası vardı, çevresi genişti. İlk zamanlar iyi bir komşu gibiydi. Kapımın önünden geçerken selam verir, pazardan dönerken elimde poşet görse “Ver taşıyayım” derdi. Ama zamanla o ilgisi değişti. Bir gün ekmek almaya giderken yolumu kesti. “Remziye bak bunca yıldır çektiğin çile yeter. Sen de ben de yalnızız. Birlik olsak fena mı olur?” dedi. O an kanım dondu. “Ben kimseye muhtaç değilim,” dedim ve yürüdüm. Ama o durmadı. Kapımın önünde beklemeler, çarşıda yolumu kesmeler başladı. İlk başta sabrettim, yok saydım. Ama bir gece, elektrikler kesildiğinde kapımı çaldı. “Remziye, korkma. Erkek başına yalnız kalmak zor. Gel, seni koruyayım.” İşte o an, yılların suskunluğu içimde patladı. Kapıyı ardına kadar açtım,
Kapıyı ardına kadar açtım, mahallede herkes duysun diye bağırdım: “Mustafa! Ben yalnızım ama çaresiz değilim! Bana bir daha yaklaşma! Eğer bir adım daha atarsan, seni herkese rezil ederim!” Mahalle sessizliğe büründü. Kadınlar camdan baktı, erkekler kısık sesle konuştular. Mustafa neye uğradığını şaşırdı, dişlerini sıktı ama bir şey diyemedi. Sonunda öfkeyle arkasını dönüp gitti. O günden sonra mahallede dedikodular başladı. “Kapıyı ardına kadar açtım, mahallede herkes duysun diye bağırdım: “Mustafa! Ben yalnızım ama çaresiz değilim! Bana bir daha yaklaşma! Eğer bir adım daha atarsan, seni herkese rezil ederim!” Mahalle sessizliğe büründü. Kadınlar camdan baktı, erkekler kısık sesle konuştular. Mustafa neye uğradığını şaşırdı, dişlerini sıktı ama bir şey diyemedi. Sonunda öfkeyle arkasını dönüp gitti. O günden sonra mahallede dedikodular başladı. “Cemile çok başına buyruk oldu.” “Dul kadın böyle yüksek sesle konuşursa kötü olur.” Ama umurumda değildi. Çünkü ben o gece, sadece Mustafa’yı değil, yıllardır içimde biriken korkuyu da susturmuştum. Ve artık kimse, Kapıyı ardına kadar açtım, mahallede herkes duysun diye bağırdım: “Mustafa! Ben yalnızım ama çaresiz değilim! Bana bir daha yaklaşma! Eğer bir adım daha atarsan, seni herkese rezil ederim!” Mahalle sessizliğe büründü. Kadınlar camdan baktı, erkekler kısık sesle konuştular. Mustafa neye uğradığını şaşırdı, dişlerini sıktı ama bir şey diyemedi. Sonunda öfkeyle arkasını dönüp gitti. O günden sonra mahallede dedikodular başladı. “Cemile çok başına buyruk oldu.” “Dul kadın böyle yüksek sesle konuşursa kötü olur.” Ama umurumda değildi. Çünkü ben o gece, sadece Mustafa’yı değil, yıllardır içimde biriken korkuyu da susturmuştum. Ve artık kimse, cemile’nın üzerine basıp geçemezdi.Kapıyı ardına kadar açtım, mahallede herkes duysun diye bağırdım: “Mustafa! Ben yalnızım ama çaresiz değilim! Bana bir daha yaklaşma! Eğer bir adım daha atarsan, seni herkese rezil ederim!” Mahalle sessizliğe büründü. Kadınlar camdan baktı, erkekler kısık sesle konuştular. Mustafa neye uğradığını şaşırdı, dişlerini sıktı ama bir şey diyemedi. Sonunda öfkeyle arkasını dönüp gitti. O günden sonra mahallede dedikodular başladı. “Cemile çok başına buyruk oldu.” “Dul kadın böyle yüksek sesle konuşursa kötü olur.” Ama umurumda değildi. Çünkü ben o gece, sadece Mustafa’yı değil, yıllardır içimde biriken korkuyu da susturmuştum. Ve artık kimse, cemile’nın üzerine basıp geçemezdi.Kapıyı ardına kadar açtım, mahallede herkes duysun diye bağırdım: “Mustafa! Ben yalnızım ama çaresiz değilim! Bana bir daha yaklaşma! Eğer bir adım daha atarsan, seni herkese rezil ederim!” Mahalle sessizliğe büründü. Kadınlar camdan baktı, erkekler kısık sesle konuştular. Mustafa neye uğradığını şaşırdı, dişlerini sıktı ama bir şey diyemedi. Sonunda öfkeyle arkasını dönüp gitti. O günden sonra mahallede dedikodular başladı. “Cemile çok başına buyruk oldu.” “Dul kadın böyle yüksek sesle konuşursa kötü olur.” Ama umurumda değildi. Çünkü ben o gece, sadece Mustafa’yı değil, yıllardır içimde biriken korkuyu da susturmuştum. Ve artık kimse’Remziy
nın üzerine basıp geçemezdi.Remziye’nın üzerine çok başına buyruk oldu.” “Dul kadın böyle yüksek sesle konuşursa kötü olur.” Ama umurumda değildi. Çünkü ben o gece, sadece Mustafa’yı değil, yıllardır içimde biriken korkuyu da susturmuştum. Ve artık kimse, Remziye’nın üzerine basıp geçemezdi.