Sessiz Ağlayış

Ayşe, mutfakta iki tabak çıkardı. Her akşam yaptığı gibi. Biri kendineydi, biri de boş sandalyeye. Masayı kurarken hep aynı yere bakardı: pencerenin kenarındaki sandalye. Mehmet orada otururdu. Çayı hep camdan dışarı bakarak içerdi. “Sokak iyi geliyor bana,” derdi. Mehmet gideli tam bir yıl olmuştu.
Ama Ayşe için bir yıl, bir akşamdan farksızdı. O gün de çorba kaynattı. Fazla tuz attı Sonra fark edip ağladı. (Haberin devamini görmek ve okumak için resmin üzerine tiklayarak diğer sayfaya geçiş yapiniz)
Reklamlar