SONU EFSANE

Ancak yerdeki eşyalara uzandığında nefesi kesilmiş. Beklediği gibi parfümler veya makyaj malzemeleri yerine; üzerinde farklı isimler olan üç adet sahte pasaport, garip kırmızı frekans ışıkları yayan küçük bir sinyal bozucu cihaz ve uçağın detaylı krokilerinin bulunduğu kırmızı mühürlü bir dosya duruyormuş.

Kadın, bir panter çevikliğiyle eşyaları toplayıp çantasına tıkmış. Adamın o belgeleri gördüğünü fark edince, o narin ve alımlı tavrı saniyesinde kaybolmuş; yerine buz gibi, kararlı ve otoriter bir ifade yerleşmiş. "Gördüklerini hemen unut," diye fısıldamış adamın kulağına doğru eğilerek. Sesi, dış görünüşünün aksine çelik gibi sert ve tavizsizmiş. "Eğer bu uçaktaki yüzlerce masum insanın sağ salim inmesini istiyorsan, sıradan bir yolcu gibi davranmaya devam et ve bana ayak uydur."

Adam adeta donup kalmış. Tam o sırada, birkaç sıra önde oturan ve başından beri şüpheli tavırlar sergileyen siyah ceketli iri yarı bir adamın, gizlice onlara doğru yaklaştığını fark etmiş. Yanındaki bu olağanüstü kadın, aslında sadece bir "fıstık" değil, uluslararası bir krizin ortasında tehlikeli bir operasyon yürüten gizli bir ajandı. O kusursuz güzelliği ve iddialı kıyafeti, sadece dikkatleri asıl işinden uzak tutmak için kullandığı en mükemmel kamuflajıydı.
Reklamlar