Sonunda başımı kaldırdım. “Bir şartla,” dedim. “Bu çiçekler devam edecek.”
Kaşlarını hafifçe kaldırdı.
“Çünkü artık bunun ne anlama geldiğini biliyorum,” dedim. “Bu bir teşekkür değil. Bu bir barış.”
Kadın gözyaşlarını silerek başını salladı.
O pazar Emre’ye hiçbir şey anlatmadım. Henüz değil. Ama balkonumdaki zambaklara bakarken içimde tuhaf bir huzur vardı.
Onu ben büyüttüm. Onu ben sevdim.
Ve anladım ki annelik bazen kanla değil, kalple yazılır.