Karpuzu keserken, ‘tırak’ diye bir sesle bir anda ikiye ayrılır ya, aynı o şekilde. Önceki ve şu dönemki hayatımın ayrımını böyle tasvir edebilirim. ‘Allah ol dedi’ ve oldum. Bir gün televizyonu açtım, görüntüden önce ses geldi: ‘Ünlü iş adamlarımızdan Sakıp Sabancı, Hakk’ın rahmetine kavuştu. Cenaze öğlen saatinde Fatih Camii’nden kaldıralacaktır.’ Bunu duydum, ‘ben bu cenazeye gideceğim’ dedim. Ne abdest almayı, ne namaz kılmayı ne de Fatih Camii’nin nerede olduğunu biliyorum. Bırak ailemi sülalemde namaz kılan yok. İlk namaza başladığımda beni psikoloğa götürdüler.
Nasıl yani?
Şalvar ve cübbe giyince ailem şaşırdı. Annem, ‘Seni kandırdılar, İran’a canlı bomba olarak yollayacaklar’ dedi. eki ya sonra?
Annem ve babam alıştı bana. Hatta onları Umre’ye götürdüm.
Ardından neler oldu?
Biz hep bardağı taşıran son damlayı görürüz. Halbuki o damlayı taşıran başka damlalar vardır. ‘Yaşama amacım ne?’, ‘Cennet, cehennem var mı?’ diye sorgulamaya başladım. Edouard Schure’un Dinler Tarihi diye bir kitabı vardı. Bütün dini inançları okudum. Sanırım Rabbim de bu arayışımı gördü. “Bu kulum beni arıyor ama başka yerlerde arıyor” demiş sanki. Sakıp Sabancı’nın cenazesi ise vesile oldu.Cenaze törenine ne oldu ki?
Kimi insanlar saatine bakıyordu ‘bitse de gitsek’ gibi. Kimi insanlar kartvizit alışverişi yapıyordu. Ünlüler ile fotoğraf çektirmek isteyenler vardı. Orada bir ölü vardı, ama bazı insanların telaşı beni şaşırttı. Düşünsenize o kadar zengin bir insan. Sadece kefeni var, cebi de yok. Sonra namaz kılmak istedim. Yanımdaki arkadaşım ‘dalga geçiyorsun’ dedi. O akşam namaz kılmasını öğrendim.
Peki ya kızınız ne dedi?
Kızım benden utanıyordu. Uzun bir süre arkadaşlarıyla tanıştırmadı. Kızımın arkadaşlarının çoğu, benim kızım olduğunu bilmez. Bir süre sonra tabi o da alıştı.
Kızınız neler yapıyor?
İTÜ’den mezun oldu, yüksek lisans da yaptı. Yönetmen ve kurgucu oldu. Altın Portakal ve Altın Koza Film Festivalleri’nden 17 tane ödülü var. Nasipse kızımı da ilkbaharda evlendireceğiz, geçtiğimiz günlerde istemeye geldiler. Müstakbel eşi de görüntü yönetmeni.
Bugüne bakınca geçmişinizden pişman oluyor musunuz?
Bugünkü aklım olsaydı dün yaptıklarımı yapmazdım, ama dün yaptıklarımı yapmasaydım bugünkü aklım olmazdı. Hiçbir şeyden pişman değilim. Yaptığım her şey bana olgunluk kattı.
Bu kadar büyük değişim sizi de şaşırtıyor mu?
Benim hakkımda konuşan insanlara hakkımı helal ediyorum. Kendime bakınca ben de ‘böyle bir adam, nasıl böyle biri oldu’ diyorum