Yirmi yıl boyunca eşi Murat’ın göğsünde taşıdığı kadın dövmesinin gerçek bir kişiye ait olmadığını düşünen Aylin, garajda bulduğu eski bir fotoğrafla hayatının en büyük sırrıyla karşılaştı.
Her şey, Murat’ın alet çantasındaki gevşemiş bir bölmenin altından düşen sararmış fotoğrafla başladı. Fotoğrafta genç bir kadın, hastanenin yenidoğan servisinde küçücük bir bebeği kucağında tutuyordu. Kadının koyu renk saçları omuzlarına dökülüyor, sol kulağının arkasında küçük bir gül işareti bulunuyordu.
Aylin o yüzü hemen tanıdı.
Bu kadın, Murat’ın kalbinin hemen üzerinde yıllardır taşıdığı dövmedeki kişiydi.
Fotoğrafın arkasında Murat’ın el yazısıyla yazılmış altı kelime vardı:
“Beni affet Gül. Aylin bunu bilmemeli.”
Aylin’in aklına yıllar önceki balayı geldi. Murat’ı ilk kez uzun süre gömleksiz gördüğünde göğsündeki kadın portresini fark etmişti. Kim olduğunu sorduğunda Murat kısa bir kahkaha atmış ve kadının gerçek biri olmadığını söylemişti.
Aylin ona inanmıştı.
Beş başarısız tedavi sürecinde, çocuk sahibi olamayacaklarını öğrendikleri o zor günlerde ve sonunda küçük bir kız çocuğunu evlat edindiklerinde bile bu açıklamadan şüphe etmemişti.
O gün eve getirdikleri bebeğin adı Duru’ydu.
Duru erken doğmuş, aylarca hastanede kalmış, koyu renk gözlü ve güçlü bir bebekti. Aylin onu ilk kucağına aldığı anda annesi olduğunu hissetmişti.
Ancak garajdaki fotoğraf, bildiği her şeyi sarsmıştı.
Alet çantasını tekrar araştıran Aylin, içinde eski telefon numaralarının bulunduğu siyah bir adres defteri buldu. Neredeyse bütün isimlerin üzeri çizilmişti. Yalnızca bir isim olduğu gibi duruyordu:
Gül.
Aylin hiç düşünmeden ev telefonundan numarayı aradı.
Gündüz Kuşağı Programları
Rezalet görüntü
Uzmanlar uyarmıştı.. hızla yaklaşıyor