Marketten zor durumda olan bir yaşlı kadının alışverişini ödedim – Üç gün sonra, kasiyer son isteğiyle kapıma geldi.

“Leyla, beni hatırlamayabilirsin ama ben seni hatırlıyorum. Başkaları bana hakaret ederken sen bana yardım ettin. Bana sanki hâlâ bir insanmışım gibi baktın. Bu artık pek sık olan bir şey değil. Yardım ettiğin kişinin bunu hak edip etmediğini bilmiyordun, sadece yardıma ihtiyacı olan birini gördün. Kendi ayaklarım üzerinde durmaya çalıştığım için başta itiraz ettim, kimseye yük olmak istemem. Ama sen bana acıma değil, iyilik gösterdin. Bu farklı bir şey. Çocuklarım benimle değil, sadece paramla ilgileniyorlar. Bu yüzden sahip olduklarımı iyi kalpli birine bırakmayı seçtim. Belki küçük bir şey yaptığını düşünüyorsun ama benim için bu dünya demekti. Son isteğim basit: Çocuklarına iyi bak. Ve imkanın olduğunda, ihtiyacı olan birine tam ve karşılıksız bir şekilde yardım et. Teşekkür ederim. — Müzeyyen Hanım”



İşimi bitirdiğimde gözlerim yanıyordu. Diğer kağıtları aldım. Bunlar yasal belgelerdi ve benim adım yazıyordu. Bir satırı okudum, sonra tekrar okudum. “Bana… Evini mi bıraktı?” dedim sesim kısılarak. “Ve birikimlerini,” dedi Kerem nazikçe. “Bir saray değil belki ama hayatınızı değiştirmeye yetecek kadar.”

“Onu hiç tanımıyordum,” dedim şaşkınlıkla. “Neden ben?” “Ne yaptığını biliyordu,” dedi Kerem. “Avukatına özellikle ‘Bana gerçek saygıyla davranan tek kişi oydu’ demiş.”

Çocukları yanıma çağırdım. “Müzeyyen Teyze bize evini ve biraz da para bırakmış,” dedim. “Yani gerçek bir evimiz mi olacak?” diye sordu Elif. “Evet,” dedim. “Artık her an kapı dışarı edilme korkusuyla yaşamayacağız.”

Kerem ayağa kalktı. “Müzeyyen Teyze bana bir şey daha söyletti. ‘Leyla’ya söyle, ben sadaka almadım, takas yaptım. O bana iyilik verdi, ben de ona karşılığını.'”

O gittikten sonra çocuklarla birbirimize sarıldık. O gece, mutfak masasında mektuba tekrar baktım. İnsanlar ona bir ekmek parası eksik olduğu için çöp gibi bakarken, o aslında hepimizden daha zengindi. Onun son isteği parayla ilgili değildi; mesele o iyilik mirasını devam ettirmekti.

Marketten darda olan bir ninenin alışverişini ödedim. Üç gün sonra, o iyilik bana farklı bir geleceğin anahtarları olarak geri döndü. Şimdi onun inandığı o “iyi insan” olmak bana kalmış.
Reklamlar