Aylin’in gözleri doldu. “Korkuttum seni değil mi?”
“Evet,” dedim dürüstçe. “Ama aynı zamanda… bana hayatımın en büyük hediyesini verdin.”
“Ne gibi?”
Omzuna elimi koydum.
“Bunca yıl doğru bir şey yaptığımı gösterdin.”
Aylin bir şey söylemedi. Sadece sarıldı.
O an anladım…
17 yaşında baba olmak kolay değildi. Tek başına büyütmek hiç değildi. Korkular, fedakârlıklar, yalnızlık… hepsi gerçekti.
Ama o gece kapıya gelen polis bana şunu öğretti:
Bir çocuğa verebileceğin en büyük şey mükemmel bir hayat değil…
doğruyu seçebilecek bir kalptir.