Efe ile hemen önceki pozisyonumuza geçip yere uzandık. Hakan mutfağa girdi, masadaki zehirli yemeğin olduğu mavi tabağı alıp siyah bir çöp poşetine attı. Delilleri yok ettiğini sanıyordu. Oysa Hakan garajdayken ben çoktan harekete geçmiştim.Hakan, mutfaktaki tabağı çöpe atıp izleri temizlediğinden emindi. Ancak birkaç dakika önce ben, 112’yi aramadan hemen önce mavi tabaktaki zehirli yemekten büyük bir porsiyonu buzdolabı poşetine kazımış ve derin dondurucuya, donmuş bezelye paketinin arkasına saklamıştım.
Aniden sokaktan polis ve ambulans sirenleri yükselmeye başladı. Siren seslerini duyan Hakan büyük bir panikle salona koştu. O an oyun oynamayı bıraktık. Efe ile birlikte yerden kalkıp masanın yanında durduk. Hakan mutfağa dönüp bizi ayakta görünce önce şoke oldu, ardından hemen sahte bir telaşla üzerimize koştu: “Şükürler olsun uyandınız! İkiniz birden bayılınca ne yapacağımı bilemedim!”
“Bize yaklaşma Hakan, yemeğe ne kattığını biliyorum,” dedim soğuk bir sesle.
Tam o sırada polisler ve sağlık görevlileri içeri girdi. Hakan hemen savunmaya geçti: “Memur bey, karım son zamanlarda çok yorgundu, sanırım ağır bir panik atak geçirdi ya da yanlış ilaç aldı!” Efe ise cesurca bağırdı: “Yalan söylüyor! Telefonlarımızı sakladı ve yemek tabaklarını çöpe attı!”
Acil serviste yapılan ilk kan analizlerinde, ikimizin sisteminde de reçetesiz alınamayacak kadar ağır bir sakinleştirici ve zehirli kimyasal madde tespit edildi. Soruşturmayı yürüten Komiser Yaşar, Hakan’a döndü: “Eşinizin ve oğlunuzun kanında yüksek dozda zehir var. Yemekte bir şey olmadığını iddia ediyorsunuz ama masadaki yemekler nerede?”
Hakan pişkinlikle, “Yemekler soğuduğu için çöpe attım, elimizde test edecek numune yok ki” diyerek sıyrılmaya çalıştı.
Tam o anda eşofmanımın beline sakladığım ve hastaneye gelirken yanıma aldığım kilitli dondurucu poşetini çıkarıp polislere uzattım: “O yemeğin tamamını atamadı. İşte bize ikram ettiği yemeğin numunesi. Test edin!”
Hakan’ın yüzü kireç gibi bembeyaz oldu. Adli tıp laboratuvarından gelen sonuçlar poşetteki yemekte ölümcül dozda kimyasal olduğunu kesin olarak kanıtladı.
Hakan, tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs suçundan tutuklandı ve müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Oğlum Efe ile birlikte o karanlık evden taşındık. O gece hayatımızı kurtaran şey sadece şans değildi; cesaretimiz, dondurucuya sakladığım o küçük poşet ve kilerdeki eski bir telefon hattıydı. Artık güvendeyiz ve yeni hayatımıza umutla bakıyoruz.
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.