Dinozor Desenli Tişört ve Piknik Masasındaki Gizli Ses Kaydı

Kaan’ın, babamın Sapanca’daki yetmiş birinci yaş günü pikniğine giderken ne giydiğini dün gibi hatırlıyorum. Göğsünde dev bir Trikeratops resmi olan en sevdiği lacivert dinozorlu tişörtünü seçmişti. Sekiz yaşındaydı ve aile toplantılarına adeta önemli bir sınava giren bir yetişkin ciddiyetiyle hazırlanıyordu. Yol boyunca beni üç kez uyardı: “Arabayı sokağa değil, bahçe girişine park edelim anne. Komşunun köpeği bazen çitten kaçıyor. Köpeklerden korkmuyorum ama yakınlaşmadan önce nerede olduklarını bilmek istiyorum.”

Kaan böyle bir çocuktu. Planları, düzeni ve tahmin edilebilirliği severdi. Terapistimiz Dr. Ayla Hanım bunu yüksek çevresel farkındalık ve düzen ihtiyacı olarak açıklıyordu. Ancak kalabalık aile toplantılarında bu durum, Kaan’ın kimsenin fark etmediği kadar çok çabalaması anlamına geliyordu.

Piknik alanına vardığımızda çimlerde karınca gördüğü için ahşap banka oturdu. Geldiği andan itibaren her şeyi kusursuz yapmaya kararlı görünüyordu. Derken o limonata kazası yaşandı. Ağabeyim Murat’ın köpeği Bobi aniden koşarak Kaan’a arkadan çarptı. Kaan’ın elindeki bardak fırladı; limonata masaya ve Sevim Halamın koluna sıçradı.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

Reklamlar