DÜĞÜNÜMÜZDE YAPTIĞIM DEĞİŞİKLİKLERİ GÖRÜNCE YÜZÜNDEKİ GÜLÜMSEME BİR ANDA KAYBOLDU

"Ben hiçbir şey yapmadım Cihan. Sadece dün annenle yaptığın konuşmayı duydum."
Bu sözleri söylediğim anda Cihan'ın yüzündeki ifadeyi hayatım boyunca unutmayacağım. Birkaç saniye önce kendinden emin bir şekilde gülümseyen adamın yüzü bembeyaz olmuştu. Annesi Nermin Hanım ise ön sıradan bize bakıyor, neler olup bittiğini anlamaya çalışıyordu.
Cihan kolumu biraz daha sıkı tuttu.
"Aysun, lütfen! Herkesin içinde konuşulacak şeyler değil bunlar."
Elimi kolundan kurtardım.
"Merak etme. Bugün herkesin bilmesi gerekenleri öğreneceği bir gün olacak."
Tam o sırada nikâh memuru mikrofonu eline aldı. Ancak bekledikleri gibi nikâh işlemlerine başlamadı. Bana dönerek daha önce konuştuğumuz üzere törene devam etmek istemediğimi doğruladı.
"Evet," dedim. "Bu nikâhı kıymaktan vazgeçtim."
Salonda büyük bir uğultu koptu. Cihan şaşkınlıkla bana bakarken annesi yerinden fırladı.
"Bu ne saçmalık? Bizi rezil etmek için mi yaptın bütün bunları?"
Ona cevap vermedim. Çünkü henüz işim bitmemişti.
Mikrofonu elime alıp davetlilere döndüm.
"Öncelikle hepinizden özür diliyorum. Buraya bizim mutluluğumuza şahit olmak için geldiniz. Ancak dün akşam evleneceğim adam hakkında öyle şeyler öğrendim ki bugün bu nikâhı kıymak, hayatımın en büyük hatası olacaktı."
Cihan hemen araya girdi.
"Aysun, yanlış anladın! Annemle konuşuyorduk. Söylediklerimin ne anlama geldiğini bilmiyorsun!"
Çantamdan telefonumu çıkardım.
"Aslında tam olarak ne anlama geldiklerini öğrenmek için avukatımla görüştüm."
Sonra nikâh masasının üzerindeki zarfa uzandım.
Zarfın üzerinde Nermin Hanım'ın adı yazıyordu. Onu özellikle annesine hitaben hazırlamıştım. Çünkü dün duyduğum konuşmanın ardından Cihan'ın tek başına hareket etmediğini anlamıştım.
Zarfı açıp içindeki belgeleri çıkardım.
"Hatırlarsınız, Cihan aylardır bazı evrakları imzalamamı istiyordu. Bana bunların evlendikten sonra maddi konularda sorun yaşamamamız için gerekli olduğunu söylüyordu."
Cihan'ın gözleri elimdeki kâğıtlara kilitlendi.
"Onları buraya neden getirdin?"
"Çünkü dün akşam annenle yaptığınız konuşmadan sonra belgeleri ilk kez gerçekten okumaya karar verdim."
Salonda çıt çıkmıyordu.
Avukatımın incelediği evraklarda, evimin tapusuna Cihan'ı ortak etmemi sağlayacak işlemler ve birikimlerimizi ortak hesapta toplamamı öngören düzenlemeler vardı. Üstelik Cihan, bazı belgelerin yalnızca formaliteden ibaret olduğunu söylemişti.
Oysa değillerdi.
"Benim üç çocuğum var Cihan. Senin paranı, evini veya herhangi bir şeyini istemedim. Sadece bizi olduğumuz gibi sevecek bir insan istediğim için sana güvendim."
Cihan başını öne eğdi.
Nermin Hanım ise birden bağırmaya başladı.
"Evlenince karı koca arasında her şey ortak olur! Oğlumun bunda ne suçu var?"
Ona döndüm.
"Demek dün akşam neden bu kadar güldüğünüzü şimdi daha iyi anlıyorum."
Kadının yüzündeki ifade değişti gorsele do'kunun diger bölüm sonraki sayfada...
Reklamlar