Ve sonra…
Arkadan korkunç bir gürültü koptu.
Herkes aynı anda arkasına döndü.
Dev bir çığ, az önce bulundukları yolu yutmuştu.
Kar kütlesi yolu tamamen kapatmış, geri dönüşü imkânsız hale getirmişti. Eğer birkaç dakika daha orada kalsalardı…
Hiçbiri hayatta olmayacaktı.
Otobüsün içinde ölüm sessizliği vardı. Herkes donakalmıştı. Bazılarının gözleri dolmuş, bazıları ellerini yüzüne kapatmıştı.
Şoför yavaşça aracı durdurdu.
Motorun sesi kesildi.
Ve o anda fark ettiler…
Kurtlar da durmuştu.
Sürü, otobüsün etrafında son bir kez dolaştı. O iri kurt tekrar öne çıktı. Kısa bir an için şoförle göz göze geldi.
O bakışta vahşet yoktu.
Sadece sakin, derin bir bilgelik vardı.
Sonra başını çevirdi… ve sürüyle birlikte karların içinde sessizce kayboldu.
Hiç gelmemişler gibi.
Dakikalarca kimse konuşamadı.
Sonunda yaşlı bir yolcu fısıldadı:
“Bizi… kurtardılar.”
Şoför derin bir nefes aldı. Hayatı boyunca çok şey görmüştü ama bunu asla unutmayacaktı.
O gün herkes bir şeyi anladı:
Doğa bazen korkutucudur… ama her zaman düşman değildir.