“Ne yaptınız siz?!” diye çığlık attı.
Sıla'nın sesi hastanenin sessiz koridorunda yankılanırken telefonumu kulağımdan uzaklaştırdım. Daha dün karşıma oturup kocamın bebeğini taşıdığını söyleyen genç kadın, şimdi korkudan nefes alamıyordu.
“Önce sakinleşin,” dedim. “Neredesiniz?”
“Hastanenin otoparkındayım. Taylan beni aradı. Bankanın işlemi durdurduğunu söyledi. Her şeyi benim mahvettiğimi düşünüyor. Bana ne yaptığınızı söyleyin!”
“Ben yalnızca bana ait olanı korudum. Siz de hemen kalabalık bir yere geçin.”
Telefonu kapattığımda ellerim titriyordu. Ama bu kez korkudan değil, gece boyunca öğrendiklerimin ağırlığından.
Taylan'ın telefonunda başka bir kadınla çekilmiş fotoğraf ya da aşk mesajları aramıştım. Onun yerine, “Kıyı Sağlık Yatırımı” isimli bir yazışma grubuyla karşılaşmıştım. Grupta hastanenin mali işler müdürü Savaş ve tanımadığım bir banka danışmanı vardı.
Son mesajı Taylan göndermişti:
“Sıla bugün Ferda'yla konuşacak. Kadının aklı boşanmaya kayınca teminat dosyasını sorgulamaz. İmza hazır. Sabah sekizde kredi çıkmalı.”
Mesajın altında taranmış bir belge duruyordu. Babamdan miras kalan küçük kadın sağlığı merkezinin tapu bilgileri, yirmi dört milyon liralık kredi başvurusu ve en altta benim adıma atılmış bir imza.
O imzayı ben atmamıştım.
Belgede cihazların teslim adresi de babamın bana bıraktığı merkezdi. Oysa oraya cihaz sipariş etmemiştim. Babam, “Buranın kapısı parası olmayana da açık kalsın,” derdi. Taylan babamın emanetini de hedef almıştı.
Mesajlar üç ay öncesine uzanıyordu. Onu uyandırıp hesap sormak istedim. Sonra durdum: Bağırırsam rahatlayacaktım; susarsam gerçeği kanıtlayabilecektim.
Gecenin ikisinde aradığım kişi, üniversiteden arkadaşım avukat Ahu'ydu. Görüntüleri gönderince uzun süre sustu.
“Ferda,” dedi sonunda, “bu yalnızca aldatılma meselesi değil. Sana ait taşınmazı sahte evrakla teminat göstermeye çalışıyorlar.”
Ahu'nun yönlendirmesiyle bankanın dolandırıcılık bildirim hattına ulaştım. Kimlik doğrulamasını tamamlayıp imzaya itiraz ettim. Başvurunun incelenmesi için işlemi durdurdular. Avukatım da sabah ilk iş resmi başvuruları hazırlayacaktı.
Şimdi Taylan'ın planı bozulmuştu. Ve bunun sebebini öğrenmek üzereydi.
Saat sekizi on geçe odama girdi. Beyaz önlüğünün düğmeleri açık, yüzü solgundu.