“Hamileyim, Yavaş Sürer misiniz?” Dedi… Arka Koltuktaki Yolcuya Baktığımda Hayatımın En Büyük İhanetiyle Yüzleştim!

Hemen eve dönüp Burak’ın tüm eşyalarını siyah çöp poşetlerine doldurdum. Poşetin üzerine de nişan fotoğrafımızı yapıştırıp bina güvenliğine bıraktım. Bir saat sonra Burak, Aslı ile birlikte eşyalarını almaya geldi. Güvenlikteki fotoğrafı gören Aslı, nişanlılık tarihimize ve bana sarılan Burak’a bakakaldı. Tiksintiyle Burak’ın elini bıraktı.

Her şeyi engelleyip tatile gitmek üzere havaalanına gittiğimde, telefonuma bilinmeyen bir numara düştü. Arayan Aslı’ydı. Telefondaki ağlama sesleri arasında kurduğu şu cümle kanımı dondurdu: “Burak ortadan kayboldu! Ailemin bebek için ona verdiği tüm nakit birikimi de alıp kaçmış…”Aslı’nın duydukları karşısında yıkıldığını hissettiğimde, kaçıp gitmenin çözüm olmadığını anladım. Uçak biletimi açığa alıp hemen polise ve avukatıma başvurdum.

Ertesi gün karakolda Aslı ile yüz yüze geldik. Yanında getirdiği düğün fotoğraflarını incelediğimde, Burak’ın “Babam ölüm döşeğinde” diyerek benden acil ilaç parası istediği hafta sonu Aslı ile görkemli bir nikah kıydığını gördüm. Üstelik benim kimlik bilgilerimi kullanarak adıma sahte krediler çekmiş, kendi annesini, iş arkadaşlarını ve komşularını bile acil tıbbi kriz yalanıyla dolandırmıştı.

Polis ekipleri geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Üç gün sonra Burak’ın izi Mersin’de bir kumarhaneli otelde bulundu. Çaldığı paraları harcarken yakalanıp gözaltına alındı. Hapishaneden bana yazdığı pişkin mektupta “Bebek doğduktan sonra Aslı’dan boşanıp sana dönmeyi planlıyordum, niyetim kötü değildi” diyerek kendini savunmaya çalıştı. Bu mektup, mahkemede aleyhine en büyük delil oldu.

Aslı, dolandırıcılık ve sahtecilik gerekçesiyle evliliği iptal ettirdi. Ben ise adıma açılan sahte borçları ve usulsüz işlemleri hukuki mücadelemle temizledim. Burak hapishanenin yolunu tutarken, adalet yerini bulmuştu.

Aylar sonra Aslı’dan bir mesaj geldi. Bebeğini kucağına almıştı ve adını “Nisan” koymuştu; fırtınadan sonra başlayan yeni bir hayatın simgesi olarak…

Ben de Bodrum’a yarım kalan seyahatimi gerçekleştirdim. Deniz kenarında tek başıma otururken, beş yıl boyunca başkasının sorumluluklarını taşımaktan ne kadar yorulduğumu feltettim. Artık kimsenin yalanlarını düzeltmek zorunda değildim.

Bursa’ya döndüğümde kendi adıma şirin bir ev kiraladım ve tamamen kendi emeğimle yeni bir araba satın aldım. Sürücü koltuğuna oturup dikiz aynasını düzelttiğimde, arka koltuğun da yan koltuğun da tamamen boş olduğunu gördüm. Ama ilk kez bu boşluk bana acı vermedi; çünkü o boşluk artık benim özgürlüğüm, huzurum ve yeniden kazandığım özsaygımdı.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Reklamlar