Hayatımın bir anda tamamen değişebileceğini hiç düşünmemiştim. Tek bir düşüncesiz karar…

Eşim bir şeyler söylemeye çalıştı ama kelimeleri toparlayamadı. O güçlü, kendinden emin adam gitmişti. Yerine panikleyen, çaresiz biri kalmıştı.

Polisler onu ifade vermek üzere götürdü. Kapı kapandığında ev sessizliğe gömüldü.

Ben kanepede oturuyordum ama içimde ilk kez bir ağırlık kalkmıştı. O gece sabaha kadar düşündüm. İki günüm olduğunu söylemişti ya… Gitmemi istemişti.

Ertesi gün bir avukatla görüştüm. Süreç başladı. Tazminat davası açıldı. Ailemin desteğiyle küçük ama erişilebilir bir eve taşındım. Fizik tedavime daha düzenli devam ettim. Kolay değildi. Acı hâlâ vardı. Yalnızlık da. Ama artık aşağılanma yoktu.

Aylar sonra mahkeme sonuçlandı. Alkollü ve tehlikeli araç kullanmaktan ceza aldı. Yüklü bir tazminat ödemesine hükmedildi. Çalıştığı şirketteki itibarı sarsıldı; işini kaybettiğini duydum.

Beni evden kovduğu gün, aslında kendi hayatının kapısını kapattığını anlamamıştı.

Bir gün telefonuma bir mesaj geldi: “Konuşabilir miyiz?”

Uzun süre ekrana baktım. Sonra telefonu kapattım.

Bazı kapılar bir kez kapanır.

Ben artık hâlâ yürümekte zorlanan bir kadındım, evet. Ama yeniden ayağa kalkmayı öğrenmiştim. Bedenim eskisi gibi değildi belki, ama ruhum daha güçlüydü.

O gece kapı zili çaldığında hayat bana şunu öğretmişti: Bazen adalet geç kalmaz. Ve bazen en büyük kayıp sandığın şey, seni özgürlüğüne götüren yoldur.
Reklamlar