…Bir gün yine kızım işe gidince evde yalnız kalmıştık. Yanıma geldi,
“Anne, canım sıkılıyor. Biraz eğlenelim mi?” dedi.
Sesinde çocukça bir neşe vardı. Elindeki eski radyoyu gösterdi.
“Bunu bodrumda buldum, çalışıyor mu acaba?” dedi.
Gülümsedim. Uzun zamandır birinin bana anne demesine alışmaya çalışıyordum hâlâ.
“Çalışıyorsa eski türküler vardır içinde,” dedim. “Gençler sıkılır.”
Radyoyu açtık. Cızırtının ardından tanıdık bir melodi yayıldı odaya.
Gençliğim… rahmetli eşim… tek odalı evimiz…
Bir an gözlerim doldu.
Bunu fark etti. Hemen sustu, yanımda yere oturdu.
“Bir şey mi oldu?” dedi, sesi bu kez daha sakindi.
“Yok,” dedim. “Sadece eskiler geldi aklıma.”
Başını salladı.
“Biliyor musun,” dedi, “ben bu eve ilk geldiğimde senden çok korktum.
Beni hiç sevmeyeceğini sandım.”