Kızıma bu adamla evlenme dedim

ilk kez bu kadar açık konuşuyorduk.
“Sevmemek değil,” dedim, “kızımı korumaktı derdim.
Bir anne başka ne yapar ki?”
Derin bir nefes aldı.
“Haklıydın,” dedi. “Ben de hazır değildim. İşten işe savruldum.
Ama artık değişmek istiyorum.”
O gün uzun uzun konuştuk.
O anlattı, ben dinledim.
Hayatın onu nasıl oradan oraya savurduğunu,
kendini nasıl kaybolmuş hissettiğini…
Akşam olunca kızım geldi.
Üçümüz aynı sofraya oturduk.
Gülüştük.
İlk kez ev, gerçekten ev gibi hissettirdi.
Birkaç ay sonra iş buldu.
Düzenliydi bu kez.
Sabahları erkenden çıkıyor, akşam yorgun ama gururlu dönüyordu.
Bir gün bana bir anahtar uzattı.
“Anne,” dedi, “bu senin evinin anahtarı.
Burası bizim ama sen misafirsin.
İstersen git, istersen kal. Karar senin.”
O an anladım.
Bazen insanlar yanlış başlar ama doğru yerde öğrenir.
Bazen bir anne sadece direnmez…
Bazen bekler.
Ve beklemek de bir sevgidir.
Reklamlar