“Kocam beni ve ikiz bebeklerimi bırakıp iş arkadaşı olan o kadınla tatile gitti…” Bu cümleyi kurduğum gün, hayatımın eskisi gibi olmayacağını henüz bilmiyordum.
İkizlerim daha dört aylıktı. Geceleri üç saatte bir uyanıyor, gündüzleri iki bebeğin ihtiyaçları arasında nefes almaya bile fırsat bulamıyordum. Buna rağmen eşim Barış’ın son zamanlarda benden uzaklaşmasını yorgunluğuma bağlıyor, onun da iş stresinden bunaldığını düşünüyordum. Ta ki bir akşam telefonunda gördüğüm o mesaj her şeyi değiştirene kadar.
“Uçağımız cuma sabahı. Oteli ben ayarladım. Denize karşı odamız var.”
Mesajı atan kişinin adı Derya’ydı. Barış’ın yaklaşık iki yıldır aynı şirkette çalıştığı kadın. Daha önce birkaç kez adını duymuştum. “İşten arkadaş,” der geçerdi. Ben de üzerinde durmazdım. Çünkü kocamın bana yalan söyleyebileceği aklımın ucundan bile geçmezdi. O gece Barış eve geldiğinde karşısına geçip telefonu gösterdim. Önce donup kaldı, sonra o bildik savunma cümlesi geldi.