Kocam son zamanlarda harcadığım her kuruşu sorgulamaya başlamıştı. Sürekli tasarruf etmemiz gerektiğini söylüyordu.

Yaşlı kadın birden konuştu. “Oğlum bana mecbur değil,” dedi ağlayarak. “Ben onu hak etmiyorum. Ama o her hafta geliyor. İlaçlarımı alıyor. Beni doktora götürüyor.”

Mert gözlerini kapadı. “Sus anne.”

O an anladım. Onun tasarrufu bize karşı değildi. Geçmişine karşı verdiği bir savaştı.

Ama yine de bir şey eksikti.

“Bunu bana söylemeliydin,” dedim yavaşça. “Biz aileyiz Mert. Yükü birlikte taşırız. Gizleyerek değil.”

Gözleri doldu. Belki de ilk kez gerçekten korkuyordu. Beni kaybetmekten.

“Beni yanlış anlayacağından korktum,” dedi. “Annem yüzünden seni ve çocukları riske atıyormuşum gibi görünmek istemedim.”

Derin bir nefes aldım. Küçük salonun duvarlarına baktım. Bu ev lüks değildi. Burada romantik bir ihanet değil, geçmişin gölgesi yaşıyordu.

İçimdeki düğüm yavaş yavaş çözüldü.

“Bundan sonra,” dedim kararlı bir sesle, “her şeyi birlikte planlayacağız. Harcamaları, yardımı, her şeyi. Çocuklarımızın ihtiyacını kısmayacağız. Ama anneni de sokakta bırakmayacağız.”

Mert bana baktı. Gözlerinde şaşkınlık ve minnet vardı.

O an evliliğimizin kırılma noktasındaydık. Ya sırlar bizi ayıracaktı ya da dürüstlük bizi güçlendirecekti.

Yaşlı kadın hıçkırarak ağlamaya başladı. “Sizin aranıza girmek istemem,” dedi.

“Girmediniz,” dedim sakinçe. “Biz zaten içimizde mesafe koymuştuk.”

Mert yanıma geldi. Elimi tuttu. Uzun zamandır ilk kez o teması hissettim. Soğuk değil, savunmasızdı.

O akşam eve birlikte döndük. Yolda hiç konuşmadık ama sessizlik bu kez yabancı değildi.

Ertesi hafta bütçemizi oturup yeniden düzenledik. Gereksiz harcamaları değil, gereksiz gururu kestik. Mert artık markete benimle gelip yoğurdu sepete koymama karışmıyordu. Çünkü artık ne için mücadele ettiğimizi biliyordum.

Annesinin tedavisi için sosyal destek araştırdık. Devlet yardımları, hastane indirimleri… Yük hafifledi.

Ve en önemlisi, sır ortadan kalktı.

Bir evliliği yıkan her zaman ihanet değildir. Bazen söylenmeyen gerçeklerdir.

O gün o kapının arkasında bir başka kadın bulsaydım, her şey bitebilirdi. Ama bulduğum şey, geçmişiyle hesaplaşamayan bir adamdı.

Şimdi biliyorum ki sevgi sadece sürpriz çiçekler ya da gece dondurmaları değildir. Bazen sevgi, affedemediğin birine bile insanlığını kaybetmeden yardım edebilmektir.

Ve bazen en büyük tasarruf, paradan değil, gururdan yapılır.

O gün neredeyse bayılacaktım.

Ama aslında o gün, evliliğimiz ilk kez gerçekten ayakta kalmayı öğrendi.
Reklamlar