BÖLÜM 2
Vildan’ın arsızlığının sınırı yoktu. Ertesi sabah kendime bir kahve yapmak için kalktığımda, onu eşim Meliha’nın koca bir ömrünü karton kutulara tıkıştırırken buldum. Salondaki fotoğraflar, Doğan’ın ilkokulda yaptığı resimler, hatta benim mali müşavirlik diplomalarım bile oradaydı. Yüzüme bile bakmadan, “Evi yeniden dekore ediyorum,” dedi. “Doğan her zaman bu evin eski koktuğunu söylerdi. Taşınmak için 30 günün var. 15 Kasım’da burayı boşaltmanı istiyorum. Sana çok ekonomik bir huzurevi buldum, devletten aldığın yaşlılık maaşınla orada küçük bir oda tutmaya gücün yeter.”
Bana kendi evimde 30 gün süre mi tanıyordu? Bir de beni o gece sokağa atmadığı için kendisine teşekkür etmemi mi bekliyordu? Vildan hayatının en büyük hatasını yaptı: Her şeyin sahibinin Doğan olduğunu varsaydı. Meliha öldükten sonra oğlum market alışverişimi yaptığı ve beni doktora götürdüğü için, Vildan bana onun baktığını sandı. Emlak vergisini kimin ödediğini, sigortaları kimin yatırdığını ya da paranın aslında nereden geldiğini sormak bir kez bile aklından geçmedi.
Pazar günü ise bardağı taşıran son damla oldu. Tam namaza gitmek üzereydim ki Vildan, kendisi gibi kibirli, emlakçılık yapan üç arkadaşıyla çıkageldi. Ben sanki orada yokmuşum gibi evdeki mobilyaları ve dekorasyonu eleştirerek gülüşe gülüşe içeri girdiler. Sarışın olanı, “Evin büyüklüğü güzel ama bu mobilyalar tarih öncesinden kalma,” dedi. Vildan, “Evet, biliyorum,” diye yanıtladı. “Tahsin önümüzdeki ay huzurevine gider gitmez bu mutfağı yıkıp her şeyi baştan aşağı yenileyeceğim.”
Merdivenlerden aşağı indim. Beni arkadaşlarına, “Daha uygun bir yere geçecek olan kayınpederim,” diye tanıştırdılar. Kibar olmaya çalıştım ama Vildan, arkadaşlarına hava atmak uğruna beni aşağılamayı seçti. “Tahsin, yavaş yavaş toplansan iyi olur. Yani, bu koca evin masraflarını karşılayamayacağını biliyorsun. Emekli maaşın yetmez. Yıllardır oğlumun sadakasıyla yaşadın. Doğan geçen yıl sana bakmak için 1,5 milyon liradan fazla para harcadı. Resmen onun sırtında maddi bir yüktün. Bu ev miras yoluyla bana kalıyor ve benim de hayatımı yeniden kurmaya hakkım var.”
Arkadaşları ortamın gerginliğinden dolayı dona kaldı. Gözlerinin içine dik dik baktım. “Yani beni sokağa mı atıyorsun?” diye sordum. Çenesini yukarı kaldırarak, “Sana bir ay süre veriyorum, fazlasıyla cömert davranıyorum. Doğan’ın başarısına tek bir kuruş bile katkın olmadı. Bu ev benim,” diye kestirip attı.
Yavaşça başımı salladım. “Vildan, şahitlerin önünde ağzını açmadan önce bilgilerini bir kontrol etsen iyi olur,” dedim ve dönüp üç emlakçı kadına baktım. “Hanımefendiler, tadilat planları yapmaya başlamadan önce arkadaşınızdan size tapuyu göstermesini istemenizi tavsiye ederim.” Vildan’ın yüzü kâğıt gibi bembeyaz oldu. Daha fazla bir şey söylemeden evden çıktım. Bodrum katına inme vakti gelmişti.
Doğruca eski arşiv dolabıma gittim. 80’ler çekmecesi. Üzerinde “Gayrimenkul – Kadıköy” yazan klasörü çıkardım. İşte oradaydı: 1987 yılına ait arsa satış sözleşmesi. Nakit ödenmiş. Tahsin Soydan adına düzenlenmiş orijinal tapu senetleri. Ortak yok, ipotek yok. Tamamı benim. Sonra en alttaki çekmeceyi açtım: “Soydan Aile Vakfı ve Mal Varlığı Fonu”. İşte bu benim asıl gizli kozumdu. 1985 yılında, bugünün değeriyle 30 milyon liradan fazla bir miktarla açtığım bir fon. Doğan bu paranın sahibi değildi; yaşadığı sürece benim şartlarıma bağlı bir faydalanıcısıydı sadece. Onun mühendislik fakültesini ben finanse ettim, Vildan ile olan o lüks düğününü ben ödedim. Para benden ona akıyordu, tersi değil.
Ve son darbe: Doğan’ın hayat sigortası poliçesi. Vildan şimdiden o 6 milyon lirayı yiyeceğinin hayalini kuruyordu. Ama poliçenin lehdarı karısı değildi, aile vakfıydı. Yani bendim. İki aydır hiç var olmamış bir imparatorluğun sahibi olduğunu sanarak, borç harç harcama yapıyor, beni aşağılıyor ve kendini kraliçe zannediyordu. Tüm belgeleri topladım ve avukatımı aradım. Tuzak kurulmuştu ve salı sabahı, bombayı tam da çalıştığı emlak şirketinin ortasında patlatacaktım. Vildan’ın kötü biri olduğunu düşünüyorsanız, foyasının bir saniyede nasıl ortaya çıktığını görmek için 3. bölümü bekleyin.