Kızlarım Elif ve Zeynep on sekizinci yaş günlerinde mutfak masasına iki eski plaj havlusu bıraktığında içimi tarif edemediğim bir korku kapladı. O havluları tanımam mümkün değildi. Çünkü yıllar önce hayatımı tamamen değiştiren günün tek sessiz tanıkları onlardı.
Elif titreyen sesiyle elimi tuttu.
“Baba, artık sana gerçeği anlatma zamanı geldi.”
Zeynep ise gözyaşlarını tutmaya çalışarak ekledi:
“Lütfen bize kızma.”
Havlulara dokunduğum anda hafızam beni on sekiz yıl öncesine götürdü.
Henüz üç hafta önce nişanlım Selin’i ve doğmadan kaybettiğimiz kızımız İnci’yi toprağa vermiştim. İnci’nin minicik odasını birlikte hazırlamış, sarı renkli kıyafetler almıştık. Selin, her bebeğin hayata umutla başlaması gerektiğini söylerdi.
Kocam beni Down sendromlu 4 yaşındaki bir kızı evlat edinmeye ikna etti
Erdoğan İmamoğlu'na yolu açtı
Melih Gökçek