Soyadı Başına Bela Oldu: Gittiği Her Yerden Kovuluyor

Soyadı başına bela oldu… İlk başta kimse ciddiye almadı. “Abartıyordur” dediler. “Bir isim yüzünden insanın hayatı değişir mi?” diye soranlar oldu. Ama yaşananlar birer birer ortaya çıktıkça, olay sosyal medyada çığ gibi büyüdü. Gittiği her iş yerinde aynı tablo… Başvuru süreci sorunsuz başlıyor, görüşmeler olumlu geçiyor, hatta “yarın başlıyorsun” deniliyor. Fakat kimliğini teslim ettiği an yüzler değişiyor. Bir telefon geliyor, bir fısıltı dolaşıyor ve ardından tek cümle: “Biz sizi arayacağız.” O telefon bir daha hiç çalmıyor.

İddiaya göre genç adamın soyadı, yıllar önce kamuoyuna yansıyan büyük bir dolandırıcılık dosyasıyla aynı. O dosya aylarca televizyon ekranlarında tartışılmış, gazetelerin manşetlerinden düşmemişti. Olayın baş aktörüyle aynı soyadı taşıması ise onun için görünmez bir duvar ördü. Herkesin aklında aynı soru: “Akrabası mı?” O ise defalarca açıkladı: “Hiçbir bağım yok.” Ama şüphe bir kez düştü mü, iz bırakıyor.

Sadece iş hayatı değil… Ev kiralamak istediğinde de benzer bir tabloyla karşılaştığını söylüyor. Emlak ofisinde her şey yolundayken kimlik fotokopisi isteniyor. Ardından sessizlik. Birkaç saat sonra gelen mesaj: “Ev başkasına verildi.” Oysa ilan günlerce yayında kalmaya devam ediyor. Sosyal medyada paylaştığı video kısa sürede binlerce kişiye ulaştı. Yorumlar ikiye bölündü. Kimi “Bu kadarına pes” dedi, kimi ise “Tesadüftür” yorumunda bulundu.

Hukukçulara göre ise durum düşündürücü. Bir kişinin sadece soyadı nedeniyle ayrımcılığa uğraması, ispatlanabilirse ciddi hak ihlali anlamına geliyor. Ancak ispat en zor kısım. Çünkü hiçbir işveren “Soyadın yüzünden seni almadım” demiyor. Her şey ima, her şey üstü kapalı. Kapılar yüzüne kapanıyor ama neden kapandığı resmi kayıtlara geçmiyor.

Genç adam şimdi soyadını değiştirmeyi düşünüyor. “Ben doğarken seçmedim bu ismi” diyor. “Ama hayatımın önünde bir engel olmasına da izin vermek istemiyorum.” Psikolojik olarak yıprandığını, her yeni başvuruda aynı senaryoyu yaşamaktan korktuğunu anlatıyor. Ailesi ise ikiye bölünmüş durumda. Kimisi “Değiştir gitsin, huzur bul” diyor, kimisi “Neden biz vazgeçelim?” diye tepki gösteriyor.

Uzmanlar, Türkiye’de soyadı değişikliği için mahkeme kararı gerektiğini ve “haklı sebep” sunulmasının şart olduğunu hatırlatıyor. Toplum baskısı, alay konusu olma ya da ciddi mağduriyet gibi durumlar mahkemelerce değerlendirilebiliyor. Ancak süreç uzun ve yıpratıcı.

Olayın sosyal medyada yayılmasıyla birlikte benzer hikâyeler de gün yüzüne çıktı. Aynı soyadı taşıdığı için yıllarca önyargıyla mücadele ettiğini söyleyenler, yanlış anlaşılmalar yüzünden fırsat kaçırdığını anlatanlar… Bir isim, bir kelime, bazen bir insanın kaderini etkileyebiliyor.

Şimdi herkes aynı soruyu soruyor: Gerçekten bir soyadı insanın hayatını bu kadar değiştirebilir mi? Yoksa bu yaşananlar talihsiz bir tesadüf mü? Genç adam ise kararlı: “Ya ismim değişecek ya da insanlar bakış açısını değiştirecek.” Hangisi önce olacak, bilinmiyor. Ancak kesin olan bir şey var: Bu hikâye, kimliğin sadece bir kağıt üzerindeki kelimeden ibaret olmadığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Reklamlar