Terzi ölmüştü. Karısı Ferhunde, eşini kaybetmenin acısını uzun süre üzerinden atamamıştı.

Terzi ölmüştü. Karısı Ferhunde, eşini kaybetmenin acısını uzun süre üzerinden atamamıştı. Fakat zaman geçtikçe başka bir sıkıntı baş göstermişti. Mahallede ne zaman sokağa çıksa herkesin diline düşüyor, kimi “Zavallı kadın, tek başına kaldı,” diye acıyor, kimi de gereğinden fazla ilgi gösteriyordu. Özellikle mahalledeki bazı erkekler, Ferhunde’nin dul kalmasını kendileri için bir fırsat gibi görmeye başlamışlardı.

Ferhunde bir gün pazardan dönerken arkasından gelen iki adamın konuşmasını duydu. “Bak, yine tek başına.” Diğeri gülerek, “Bu kadın daha fazla yalnız kalmaz,” dedi. Ferhunde dişlerini sıktı. Eve girer girmez aynanın karşısına geçti. “Yeter artık,” diye söylendi. “Ne insanların bakışına katlanacağım ne de dedikodularına. Ben yeniden evleneceğim ve kendi hayatımı kuracağım.”

Bu kararından sonra birkaç kişi talip oldu ama Ferhunde hiçbirine sıcak bakmadı. Ta ki mahallenin ilerisindeki demirci dükkânının sahibi İlyas, bir akşam kapısını çalana kadar. İlyas diğer erkekler gibi lafı dolandırmadı. “Ferhunde Hanım,” dedi, “ben sizi uzun zamandır tanıyorum. Sizinle evlenmek istiyorum. Benim niyetim ciddi. Size huzurlu bir hayat vermek istiyorum.”

Ferhunde, adamın sözlerini düşündü. İlyas çalışkan, dürüst ve kendi halinde biriydi. Üstelik mahallede onun hakkında kötü bir söz söyleyen de yoktu. Birkaç görüşmenin ardından evlenmeye karar verdiler.

Düğünleri mütevazı ama güzel geçti. Ferhunde, aylar sonra ilk kez kendini huzurlu hissediyordu. İlyas sabah erkenden dükkâna gidiyor, akşam eve geldiğinde eşine yardım ediyor, sofrayı birlikte kuruyorlardı. Ferhunde zamanla doğru insanı seçtiğine inanmaya başlamıştı.

Fakat düğünden birkaç gün sonra, evliliklerinin ilk gecesinde İlyas’ın içinde bambaşka bir taraf ortaya çıktı. Odada otururlarken bir anda ayağa kalktı, gömleğinin kollarını sıvadı ve aynanın karşısında pazularını şişirdi. Sonra kendinden emin bir ifadeyle Ferhunde’ye döndü.

“Ferhunde,” dedi, “senin rahmetli terzinde böyle pazular var mıydı?”
Ferhunde biraz şaşkın bir şekilde, “Yoktu,” dedi.

Reklamlar